Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/9266 E. 2011/8095 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9266
KARAR NO : 2011/8095
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.2.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle, 1.2.2007- 1.11.2007 tarihleri arasında ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dava; davacının 01.02.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ve ödenmeyen aylıklarının kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne ilişkin verilen 19.03.2009 tarihli karar Dairemizin 19.04.2010 tarihli kararı ile. Davacının 4447 sayılı yasanın 39 maddesi ile 1479 sayılı yasaya eklenen geçici 10 maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihinde Türkiye’de 1479 sayılı yasa Kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi bu tarih 3201 sayılı yasa kapsamında yapılmış bir borçlanması da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 sayılı yasa kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 05 10 2006 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı yasanın 35/2 maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak 14.04.2011 tarihli karar ile istemin reddine karar verilmiştir.
Davacının Sigortalılık başlangıç tarihinin 10.01.1982 olduğu ve ilk tahsis talep tarihi olan 31.08.2006 tarihi itibari ile 3201 sayılı yasa kapsamında Almanya’da ev hanımı olarak geçen 7200 günü kuruma borçlanarak 20 yıldan fazla sigortalılık süresinin bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı tarih olan 05.10.2006 tarihinde yürürlükte olan 1479 sayılı yasanın 35/2. maddesi uyarınca mı yoksa 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı yasanın 39 maddesi ile 1479 sayılı yasaya eklenen geçici 10.madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
1479 sayılı Yasa’nın geçici 10/1 maddesi; Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere göre,bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az kalan sigortalıların, tam veya kısmi yaşlılık aylığı talep haklarının saklı olduğunu kabul etmiştir. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 09.10.2007 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı yasanın 35/2 maddesi ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını doldurmuş olması, 15 yıldan beri sigortalı bulunması gerektiğini kabul etmiştir
Diğer yandan, her ne kadar bozma kararına uyma usulü kazanılmış hak doğurur ise de, usulü kazanılmış hakkı ortadan kaldıran yeni bir içtihadi birleştirme kararının çıkması, geçmişe etkili yeni bir yasanın yürürlüğe girmesi, usulü kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken yasa hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptali, maddi hataya dayalı bir bozma kararına uyma gibi durumlar usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/21-298 E. 2004/252 K., 2003/11-277 E. 2003/295 K., 2006/15-275 E. 2006/366 K., 2001/2-430 E. 2001/ 432 K., 2006/4- 519 E. 2006/ 527 K. nolu kararları da bu yöndedir.
Somut olayda davacının 10.01.1964 doğumlu olup sigortalılık başlangıç tarihinin 10.01.1982 olduğu, 3201 sayılı Yasa kapsamında Fransa’da ev hanımı olarak geçen hizmetlerinden 7200 günü kuruma 28.06.2006 tarihinde ödediği.Davacının yaşlılık aylığı şartlarının 4447 sayılı yasanın 39 maddesi ile 1479 sayılı yasaya eklenen geçici 10 maddesi hükümlerine göre belirlenmesi yolunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2010 gün ve 2010/10-471 E,2010/439 K, ve 2010/10-472E,2010/440 K. Ve 2010/21-302 E,2010/438 K, sayılı ilamları gereğince davacının ilk tahsis talebinin kabulü ile istemi dikkate alınarak 01.02.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen aylıklarının da kurumdan tahsiline karar verilmesi gerektiği açıktır.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.