YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11800
KARAR NO : 2010/6915
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan … İnşaat Tic. AŞ vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı … İnş.Tic.A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava davacının iş kazası sonucu beden gücü kaybına uğraması nedeni ile maddi manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı sigortalının meslekte kazanma gücünü %17.0 oranında kaybedecek şekilde maluliyeti ile sonuçlanan iş kazasında sigortalının % 20, davalı işverenin ise % 80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 15.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 30.000,00TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca, kararın temyiz etmeyen davalı … Ltd.Şt. yönünden kesinleştiği harcın da kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümü ile silinerek yerine;
“1.Davanın kısmen kabulü ile 24.112,83 TL maddi tazminatın 27.09.2002 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2. Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan davalı … İnş.Tic.A.Ş.nin sorumluluğu 15.000,00 TL ve bu miktara olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile sınırlı olmak üzere davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 2.881,21 TL, Avukatlık ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3. Hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden ise 3.400,00 TL Avukatlık ücretinin davalı … İnş.Tic.A.Ş.nin sorumluluğu 1.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4. Reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 1.500,00 TL nisbi Avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
5. Alınması gereken 2.922- TL harçtan peşin alınan 1.009,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1912.70 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından yatırılan 1009,30 TL harcın ise davalılardan Or-Yak İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. AŞ.’den alınarak davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan toplam 1277,40 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 613,00 TL lık kısmının davacı üzerinde bırakılarak bakiye 664,00 TL nın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 15.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.