YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/757
KARAR NO : 2010/621
KARAR TARİHİ : 26.01.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.12.2001-31.5.2008 tarihleri arası isteğe bağlı sigortalılığının geçerliliğine, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 1.9.2001 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’ya göre isteğe bağlı sigorta primi ödeyip yaşlılık aylığı şartlarına sahip olduğu halde, davalı Kurumca 5000 gün prim ödemesi olmadığı gerekçesiyle dosyasının işlemden kaldırıldığını ileri sürerek 1.5.2003-31.5.2008 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve 1.7.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece davacının kurum kayıtlarına geçmiş tüm isteğe bağlı sigortalılığının ve 26.6.2008 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespitine, 1.7.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 20.6.1974-15.1.1990 tarihleri arasında toplam 2010 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu çalışmasının bulunduğu, 1.9.2001 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildiği, 2001 yılı primlerini süresinde, 2002 ve 2003 yılı primlerini ise 3.11.2003 tarihinde ödediği, 26.6.2008 tarihli tahsis talebinin kurumca 2003/5. ay priminin 2003/8. ay sonuna kadar ödemesi gerekirken 3.11.2003 tarihinde ödemesi nedeniyle 2003/5. ay sonrası ödemeler dikkate alınmadığından 5000 günü dolmadığı gerekçesiyle dosyasının işlemden kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 85. maddesinin 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükmünde; isteğe bağlı sigorta primlerinin ödenmemesi, isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren nedenlerden biri olarak sayılmamışsa da; anılan maddede 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; 01.05.2003 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak isteğe bağlı sigortalı priminin art arda üç ay ödenmemesi isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren bir neden olarak öngörülmüştür (506 sayılı Kanunun madde 85/D-c). Yine 4842 sayılı Kanunun 01.05.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 34. maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 85. maddenin (c) bendinde ise; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (01.05.2003) önce isteğe bağlı sigortalı olup da Kuruma prim borcu bulunanların, bu borçlarını 01.05.2003 tarihinden itibaren 6 ay içinde gecikme zammı ile birlikte ödemeleri hâlinde sigortalılıklarının devam edeceği, ancak bu süre içinde borcun ödenmeyen kısmına ait sürelerin sigortalılıktan sayılmayarak sigortalılığın sona ereceği hükmünü içermektedir. Yine, bu tarihten önce sigortalı olup da 01.05.2003 tarihinden sonraki süreye ilişkin olarak art arda üç ay prim ödemeyenlerin sigortalılıkları da, primi ödenmiş son ayın bitimi itibariyle sona erecektir.
Öte yandan 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’ nun Geçici 1.maddesinin (K) bendi hükmü ile de; 30.06.2003 tarihi itibarîyle Kuruma isteğe bağlı sigorta prim ve gecikme zammı borcu bulunmakla birlikte, anılan Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 30 gün içinde Kuruma yazılı müracaat ederek borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunan ve anılan maddede öngörülen yükümlülükleri yerine getiren sigortalılar hakkında; 506 sayılı Kanunun geçici 85. maddesinin (c) bendi hükmü uygulanmayarak bu döneme ilişkin isteğe bağlı sigortalılık sürelerine geçerlik tanınmıştır.
Davacının, isteğe bağlı sigortalılık durumunun, primlerin 3.11.2003 ve sonraki tarihlerde ödenmiş olması nedeniyle belirtilen yasal düzenlemeler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi; yaşlılık aylığı isteminin de buna göre değerlendirilmesi gerekirken; eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.