YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5969
KARAR NO : 2010/4053
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.11.2004-01.11.2005 tarihleri arası SSK.’ca ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline, ödenmek durumunda kaldığı 4.911.00 TL.’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı, SSK ‘dan 1.11.2004-1.11.2005 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıkların ödeme tarihleri itibariyle faizleri ile birlikte tahsili ile davalı …’a Kurumun SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanması yönündeki talebinin reddi üzerine ödemek durumunda kaldığı 4.911.00TL primin, ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadını istemiştir.
Mahkemece, davacının 30.9.1994 tarihli yaşlılık aylığı talebinin kabulü ile davacıya 1.11.2004 tarihinden itibaren SSK’dan aylık bağlanması gerektiğinin bu nedenle 1.11.2004-1.11.2005 tarihleri arasında ödenmesi gereken 5.113.79 TL yaşlılık aylığının aylık ödeme tarihlerinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve davacının yaşlılık aylığı süresinin dolmadığı gerekçesiyle aylık talebinin reddi üzerine …’a ödenmek zorunda bırakıldığı toplam 4.341.00 TL’lık primin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin davacının SSK’dan 1.11.2004 tarihinden yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı ve bu aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline ilişkin hükmü doğrudur. Ancak …’a ödemiş olduğu primlerin yasal faizi ile tahsiline yönelik kararı aşağıdaki gerekçelerle doğru görülmemiştir.
2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerinin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun 8. maddesinde, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağını belirtilmiştir. Maddede “filli hizmet” süresinin esas alınacağı özellikle vurgulanmış olup, isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin fiili hizmet süresinden sayılmayacağı açıktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.08.1976 -30.6.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı ve askerlik borçlanması dahil 4975 günlük prim ödemesi bulunduğu 5000 gün koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle 30.6.2004 tarihli yaşlılık aylığı talebinin kurum tarafından reddedildiği ,davacının eksik günlerin tamamlanması amacıyla 1.9.2004-30.9.2004 tarihleri arasında isteğe bağlı SSK sigortalısı olarak prim ödediği ve 30.9.2004 tarihi itibariyle yeniden yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, ancak 3.7.2004-31.12.2005 tarihleri arasındaki vergi kaydından dolayı 3.7.2004 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının başlatılması bu nedenle isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olmaması ve 1989 tarihindeki SSK sigortalılığının sehven eksik hesaplanması nedeniyle talebin yeniden reddedildiği davacının 25.20.2005 tarihinde 3.kez tahsis talebinde bulunduğu Kurum tarafından 3.7.2004-25.10.2005 tarihleri arasında esnaf … sigortalısı sayılarak 25.10.2005 tarihini takip eden ay başı olan 1.11.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının 2.kez yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu 30.9.2004 tarihine kadar 3.7.2004-30.9.2004 tarihleri arasında devam eden Esnaf … sigortalılığı yaşlılık aylığı için gereken 5000 günün tamamlanması için zorunlu süredir. Davacının 30.9.2004 tarihi sonrası için yaşlılık aylığı bağlanması yönünden Esnaf … sigortalısı sayılmasına ihtiyacı olmamasına rağmen davacının vergi kaydının 31.12.2005 tarihine kadar devam etmesi nedeniyle 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi uyarınca zorunlu sigortalı olup …’a ödenen primlerin iadesine karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek …’a ödenen primlerin iadesi yönünden yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 8.4.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.