Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11968 E. 2010/8608 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11968
KARAR NO : 2010/8608
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1982 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının sigortalılık başlangıcının 01.09.1982 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir.Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Dosya içeriğinden, davacının annesi Saniye Acar adına tescilli özel bina inşaatı iş yerinde 01.09.1982 tarihinde işe girdiğini gösterir giriş bildirgesinin usulüne uygun olarak Kurum’a intikal ettirildiği, işyerinin 01.09.1982-30.09.1982 tarihleri arasında yasa kapsamında bulunduğu, işyerine ait dönem bordrolarının Kurum’a verilmediği, anlaşılmaktadır.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda; iş yerinden Kurum’a dönem bordroları verilmediği, zabıta aracılığı ile yapılan komşu iş yeri tanıkları araştırması sırasında tespit edilen tanık …’ın mahkemece usulüne uygun beyanı alınmadan zabıta araştırması sonucu tutulan tutanakta yazılı beyanının ve mahkemece dinlenen davacının akrabaları olan tanıkların beyanları dikkate alınarak sonuca gidildiği görülmüştür.
Yapılacak iş; davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinden uyuşmazlık konusu dönemde Kurum’a verilmiş dönem bordroları bulunmadığından zabıta araştırması sonucu komşu iş yeri tanığı olduğu tespit edilen …’ın tanık olarak beyanına başvurup, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.