Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8537 E. 2010/8619 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8537
KARAR NO : 2010/8619
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, iş kazası sonucu beden güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı olay günü yalnız olarak karnet makinasının tambur kısmına elyaf malzemenin sarılması nedeni ile tamburu bir komproser hortumu yardımı ile temizlemek istediği sırada hortumu tambura doğru tutarken gömleğinin aventer kasnağına takılması ve sağ el ve kolu silindirler arasına sıkışması sonucu % 6,1 oranında malul kaldığından bahisle maddi ve manevi zararının giderilmesini istemiş, mahkemece alınan kusur raporu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde; işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunun 73.maddesinin açık buyruğudur.
Mahkemece alınan 9.3.2007 tarihli karar raporunda işverenin araçları noksansız olarak bulundurmakla ve işçilerin çalışmalarını denetlemekle yükümlü olduğu halde işverenin bu yükümlülüklerini yerine getirmediği, sigortalının ise emniyet tedbirlerine gerekli özen ve dikkati göstermediği bildirilerek sigortalıya % 40, işverene % 60 kusur izafe edilmiş, her iki tarafın bu rapora itiraz etmesi üzerine karara da esas alınan 28.09.2007 tarihli kusur raporu düzenlenmiş ise de; raporun değerlendirme bölümünde İşyerinde Karnet makinası silindirleri üzerine uygun koruma yapılmadığı, iş kazalarını önleyecek gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı, iş güvenliği usul ve şartlarına uygun olmayan çalışmaların, kötü gelenek ve alışkanlık haline gelen davranışların önlenmeyerek çalışmaların tamamen işçilerin iradesine bırakıldığı çalışmaların kontrol edilmediği ve iş disiplinin sağlanmadığı belirtilerek olayda işverenin sorumluluk gerekçelerini belirtmiş, aynı bölümde kazaya uğrayan işçinin yaşı itibari ile tehlikenin bilincinde olduğu, iş yerinde tek başına çalışmasına izin verilecek kadar işinin ehli olduğunu, davacının makinayı durdurmadan temizlik yapmaya kalkışması ve dönen silindire çok yaklaşıp şahsi güvenliğini tehlikeye attığı ve iş güvenliği ve sağlığı usul ve şartlarına uymadığı için kusurlu olduğu belirtilmiş, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 25.04.2008 tarihli kusur raporunda ise raporun kazanın sebepleri ve tahlili bölümünde kazanın olayın meydana geldiği karnet makinasının tambur silindirleri üzerinde koruyucu olmamasının, kazazedenin gereği gibi eğitilmemiş ve denetlenmemiş olması ile 7 yıldır karnet makinasında tehlikenin bilincinde olarak çalışan tecrübeli bir eleman olan davacının makinayı durdurmadan temizlik yapması ve tehlikeli bölgeye yaklaşarak dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı belirtilmiş, bu açıklamalardan sonra her iki raporun sonuç ve kanaat bölümünde işverene % 30, davacı işçiye % 70 oranında kusur verilmesi karşısında; her iki raporda da yapılan saptamalar ile varılan sonuç arasında çelişki olduğu kanaatine varılmıştır.
İşverenin, Karnet makinası silindirleri üzerine uygun koruma yapmadığı, iş kazalarını önleyecek gerekli iş güvenliği önlemlerini almadığı, iş güvenliği usul ve şartlarına uygun olmayan çalışmaların, kötü gelenek ve alışkanlık haline gelen davranışların önlenmediği ve çalışmaları tamamen işçilerin iradesine bırakarak çalışmaların kontrol etmeyerek iş disiplinin sağlanmadığı halde sırf işçinin 7 yıllık tecrübeli bir işçi olduğu ve dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı için ağırlıklı kusurun işçiye verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş, işçi sağlığı ve işgüvenliği konularında uzman teknik bilirkişiler ile İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümlerini uygulayabilecek Hukukçu bilirkişi de heyete dahil edilerek yeni oluşturulacak bilirkişi heyetine, yukarda belirtilen çelişkileri de giderilecek şekilde inceleme yaptırılarak verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan ve özellikle somut olayın meydana geliş koşullarına uymayan, çelişkili kusur raporu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.