YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13608
KARAR NO : 2011/1322
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 18.6.1984- dava tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 18.06.1989 tarihinden 17.08.2008 tarihine kadar aralıksız olarak davalıların evinde ev hizmetlerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile, davacının davalılara ait tescilsiz ev hizmetleri işyerinde 18.06.1989-03.06.2008 dava tarihleri arasında asgari ücretle 6826 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacı adına davalılara ait işyerinden işe giriş bildirgesi verilmediği, talep ettiği dönemde bildiriminin bulunmadığı,davalılara ait işyeri tescil kaydına rastlanmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, mahkemece 01.02.1998-03.06.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen tespit kararı yerinde ise de, dinlenen tanıkların en erken 01.02.1998 tarihinden itibaren komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişilerden oldukları bu nedenle bu tarihten öncesine ilişkin beyanlarına değer verilemeyeceği, diğer bir kısım tanıkların ise tanıklık yaptıkları dönemde davalılara ait işyerine komşu işverenler ya da bu işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişilerden veyahut ta davalıların dava konusu dönemde oturduğu binadaki kat malikleri, yönetici ve kapıcı gibi davacının çalışmasını bilebilecek kişilerden olup olmadıkları tesbit edilemediği halde bu tanıkların beyanlarına itibar edilerek 01.02.1998 tarihinden önceki dönem yönünden de istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak,01.02.1998 öncesine ilişkin araştırmayı genişletmek, davalıların dava konusu dönemde oturduğu ve hizmetin geçtiği iddia edilen meskene ait tapu kayıtlarını getirtmek, davalıların ne zamandan beri bu adreste oturduklarını ilgili muhtarlık ve emniyet birimlerinden sormak, daha önce dinlenen tanıklardan bina kapıcısı olduğunu iddia eden tanığın şahsi sicil dosyasını Kurumdan getirterek sözkonusu bina işyerinde dava konusu dönemde çalışıp çalışmadığını denetlemek, binadaki kat malikleri, yönetici ve kapıcı gibi davacının çalışmasını bilebilecek kişileri tesbit edip beyanlarına başvurmak,davacının 01.02.1998 öncesindeki çalışmalarını yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … ile …’e iadesine, 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.