Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20737 E. 2010/1819 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20737
KARAR NO : 2010/1819
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/06/1989-12/06/2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının davalıya ait işyerinde 15.06.1989-12.06.2004 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı iddiasına dayalı eksik bildirilen sürenin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 15.6.1989-13.6.2004 tarihleri arasında kesintisiz olarak toplam 5389 gün çalıştığının tespitiyle davalı Kuruma eksik bildirilen 3563 günlük hizmetin tespitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık nitelikçe 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinden kaynaklanan davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbitine ilişkindir. Bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı , işin niteliği, sürekli veya sezonluk nitelikte olup olmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilir ise de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Dosyada mevcut hizmet cetvelinden davacının 15.06.1989 ile 12.06.2004 tarihleri arasında ve her yıl Nisan- Ekim ayları arasında yer alacak şekilde davalı işveren tarafından kısmi bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan duruşmada dinlenen tanıklar, işin mevsimlik olarak yürütüldüğünü, davacının makine başında ağır işlerde mevsimlik olarak çalıştığını ifade etmişlerdir. Dosya içinde mevcut ücret bordrolarının bir kısmi imzalı olup temyiz incelemesi sırasında bordrolar dosya içinde bulunmamakla birlikte, yargılama sırasında dosyaya sunulan bordrolardaki imzalar incelenmiş, bir kısım bordrolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı saptanmış olmasına rağmen mahkemece bu hususun hükümde nazara alınmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca işin niteliğinin,devamlılık arz eden bir iş olup olmadığı ile sezonluk niteliğinde olup olmadığının kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş olması, özellikle hizmet cetveline yansıyan hizmet sürelerinin her yılın Nisan –Ekim ayları arasında olduğunun gözden kaçırılarak tam yıl üzerinden çalışıldığının kabulüyle sonuca varılması isabetli bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu olan dönem yönünden işyerinin 506 sayılı yasaya tabi işyeri dosyaları, dönem bordroları ile ücret bordroları getirtilerek işyerinin hangi dönemlerde yasa kapsamında olduğunu, işin süreklilik arz edip etmediğini, sezonluk nitelikte ise davacının tesbitini istediği dönemdeki çalışmasının sezonluk mu yoksa çalıştığı bölüm itibarı ile tüm senelik mi olduğunu, günde kaç saat çalışıldığını belirlemek, imzalı ücret bordroları mevcut ise imzaların davacıya ait olanları belirlenerek bu bordrolarda yer alan süreler yönünden davanın reddine, imzasız bordrolarda yer alan hizmetin ise kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … A.Ş. ye iadesine, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.