YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10355
KARAR NO : 2010/7256
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Eylül 1990- Kasım 1992 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1990 yılı Eylül ayından 1992 yılı Kasım ayına kadar davalı … ve … Örme Sanayide, 1993 yılı Ekim ayından 1997 yılı aralık ayına kadar … San ve Dış Tic Ltd. Şti de çalıştığının tespiti ile bu dönemlere ait eksik primlerin tespiti ile kuruma ödettirilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının …’a ait; (1990/2 dönemde 15 gün, 1990/3 dönemde 120 gün, 1991/3 dönemde 120 gün ) süre ile 523986.34 sicil sayılı davalı …’e ait iş yerinde; …’a ait; (1991/2 dönem 120 gün, 1991/3 dönem 120 gün, 1992/1 dönem 120 gün, 1992/2 dönem 120 gün, 1992/3 dönem 90 gün) süre ile davalılardan …’e ait 523986.34 sicil sayılı iş yerinden;1994/1 dönem 120 gün, 1994/2 dönem 120 gün, 1994/3 dönem 120 gün, 1995/1 dönem 98 gün, ile davalılardan … San. Tic. Ltd. Şti ye ait 50619631.34 sicil sayılı iş yerinden tespit edilen çalışmaların davacı hizmeti olarak tespitine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı … ile … San ve Dış Tic Ltd. Şti de geçen çalışmalarının davacının ismi yazılı olduğu halde …’a ait 17543605 SSK sicil no ve …’a ait 17542605 SSK sicil no ile bildirildiği davacının SSK sicil numarasının belli olmadığı anlaşılmaktadır.
HUMK Madde 389 maddesi uyarınca verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mücip olmayacak surette gayet sarih açık yazılmalıdır.
Somut olayda; davacının çalışmalarının başkalarına ait sicil no ile ismi yazılı olarak Kurum kayıtlarında bulunduğu anlaşıldığından davacının SSK da kayıtlı sicil numarası tespit edilerek sözkonusu calışmaların davacıya ait sicil numarasıda yazılarak tespit kararı verilmesi gerekirken kurum kayıtlarında davacının ismi yazılı olarak başka sigortalıların sicil dosyasında görülen çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitine şeklinde hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; Davalı Kurumdan davacının SSK sicil numarasını tespit etmek çalışmaların bildirilen SSK sicil no da yazılarak davacıya ait olduğunun tespitine, davacıya ait SSK sicil nosunun bulunmadığının anlaşılması halinde ise Kurumdan davacı adına SSK sicil numarası verilerek sicil dosyası açılmasını istemek ve bu SSK sicil numarası yazılarak çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitine karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.06.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Mahkemece, başka sigortalıların sicil dosyasına maledilen hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı Kurum hükmün infazı sırasında davacıya ait bir sicil numarası var ise bu dosyaya, yok ise yeni bir sicil numarası oluşturarak oluşturulacak dosyaya hizmetleri işleyecektir. Hükmün infazı mümkün olup, mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.