YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10320
KARAR NO : 2010/6698
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, almakta olduğu SSK maaşının üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, …e Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi’nin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim borcu nedeniyle davacının emekli maaşı üzerine konan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, Davanın kabulü ile; davacının maaşı üzerine konan haczin kaldırılmasına, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Sosyal Güvenlik Kurumunca, davacı hakkında, davacının … İşletme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve şirket yetkilisi olduğu nedeniyle, şirketin 0107949 sicil nolu işyerine ait 1995/533, 1698,2960,6118,7591,1996/26,3176,1997/250,1998/248 takip nolu icra dosyaları ile 1992/8-9-10. Ay , 1993/5-12.ay 1994/4-5-6-7-8-9-10-11-12.ay , 1995/1-2-3-4-5-6-11.ay 1999/9-10.aylara ait ödenmeyen prim borçlarının tahsili için takip yapıldığı,takibin öncelikle şirket adına yapıldığı ,sonuç alınamayınca da davacı adına da ödeme emri gönderildiği, 1995/1698 vd. sayılı takip dosyalarından 5.600 TL muhtelif prim borçları nedeniyle davacının yaşlılık aylığına haciz konulduğu,2009/şubat ayından itibaren aylığından kesinti yapılmaya başlandığı,Aydın İl Müdürlüğünün 1999/2141 nolu takip dosyasından yazılan 12.03.2007 tarihli haciz bildirim yazısı üzerine bu işlemin yapıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından prim borcu nedeniyle davacının yaşlılık aylığına haciz konulup konulamayacağı noktasındadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 5510 sayılı Yasa’nın 93. maddesinde; “(Değişik fıkra: 17/04/2008-5754 S.K./56. mad) Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.(Ek ibare: 18/02/2009-5838 S.K./32.mad) Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” hükmü düzenlenmiştir.
5198 sayılı Yasa’nın 17. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 121. maddesinin birinci fıkrasına “nafaka borçları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bu kanunun 80 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar” ibaresi eklenmiştir. 5198 sayılı Yasa’nın 17. maddesi yayımı tarihi olan 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tür yeni yasaların, ünlü hukukçu Roubier’in açıkladığı üzere, yürürlüğe girmeleri ile görülmekte olan tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği ve yeni yasaların yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal tesirini husule getirdiği (=l’effet immediat de la loinouvelle), bu gibi durumlarda, yasaların geriye yürümesinden (= geçmişe dokunma) değil, zaman içerisinde ani etkileri söz konusu olmaktadır. Esasen H.U.M.K.’nun 578. maddesi nedeniyle, Yargıtay’ın 07.12.1964 günlü Tevhidi İçtihadı ile Hukuk Genel Kurulu’nun 09.03.1988 günlü E:1987/2-860, K:1988/232 sayılı kararında bu görüşe yer verilmiştir.
Somut olayda, prim borcu nedeniyle 05.07.2004 tarihine kadar yaşlılık aylığına haciz konulamaz ise de 5198 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihinden itibaren davacının yaşlılık aylığına prim borçlarından dolayı haciz konulabileceği ortadadır.5510 sayılı Yasa’nın 93. maddesinin yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren de Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık aylığı almakta olan sigortalıların tümünün yaşlılık aylıkları üzerine, Kurum’a olan prim borçlarının tahsili için haciz konulabileceği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş;davacının yaşlılık aylığına, Sosyal Sigortalar Kurumuna olan prim borçlarının tahsili için haciz konulabilceğini kabul ederek davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi