YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3312
KARAR NO : 2010/4282
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, borcu olmadığı halde Kurum tarafından tahsil edilen 3.500.00-TL’nın tahsil edildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, görev yönünden isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı Kurumca davacıdan tahsil edilen 3.500.00-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın davacı tarafça ödenen idari para cezasının tahsili istemine ilişkin olup idari para cezasıyla ilgili uyuşmazlıklara idare mahkemelerince bakılacağı gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurumca davacı Zirem Zihinsel Engelliler Yetiştirme ve Koruma Derneği hakkında 2001/2. dönemine ilişkin bir çalışanın işe giriş bildirgesinin geç verilmesinden dolayı 2004/155 takip nolu 5.2.2004 düzenleme tarihli ve 4950 sayılı 356,40 TL asıl ve 970,60 TL gecikme zammı toplamı 1.327 TL lik idari para cezasıyla ilgili ödeme emrinin 18.2.2004 tarihinde davacı Derneğe tebliğ edildiği, davacı tarafça söz konusu ödeme emrindeki borcun ödenmemesi üzerine, davalı Kurumca yapılan 2004/155 sayılı icra takibi sonucunda davacı derneğin 2001/2. dönemle ilgili tahakkuk ettirilen 3.500.00-TL lık alacağın tahsili amacıyla 11.3.2008 tarih ve 14911 sayılı Haciz Bildirisi ile, davacının Milli Eğitim Müdürlüğü’ nden her türlü teminat, hak ediş ve alacakları üzerine 6183 sayılı Yasa uyarınca haciz konulduğu, haciz bildirisinin 18.3.2008 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğüne tebliğ edildiği, 10.4.2008 tarih ve 44 sayılı tahsil makbuzuyla 3.000.00-TL lik kurum alacağının haricen tahsil edilerek takibin infaz edildiği, ayrıca Antakya İl Milli Eğitim Müdürlüğünce 11.3.2008 tarih ve 14911 sayılı Haciz Bildirisine istinaden her hangi bir kesintinin yapılmadığı, dosya arasında sadece müteferrik karar fotokopisi bulunan İskenderun Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/21 Müt. Karar numaralı 4.3.2002 tarihli kararıyla davacı Derneğin kurumca tahakkuk ettirilen 356,40 TL lik idari para cezasının kaldırılmasını istediği kararın gerekçe kısmında ise davacı Derneğin Kurum İtiraz Komisyonuna posta ile yaptığı itirazının süresinde olduğu kabul edilerek, 6.11.2001 tarih ve 2001/50 sayılı Komisyon Kararının kaldırılarak itirazın değerlendirilmesi gerektiği belirtilip mahkemeye yapılan itirazın kabulüne karar verildiği, ancak itiraza konu idari para cezasının iptal edilip edilmediğinin, getirtilen işlem dosyasından anlaşılamadığı görülmektedir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 5655 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 140/4. maddesidir. Anılan maddeye göre idari para cezalarının ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edileceği, itirazın takibi durduracağı, kurumca itirazın reddedilmesi halinde kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezasının kesinleşeceği belirtilmiştir.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir. 506 sayılı Yasa’nın 80/7. maddesinde kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkili olduğu, 6183 sayılı Yasa’nın 58/1.maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği bildirilmiştir. Bu 7 günlük itiraz süresi hak düşürücü süre olup süreyi geçiren borçlunun artık menfi tesbit, istirdat gibi aynı konuda hiçbir mahkemede dava açması mümkün değildir. Çünkü 6183 sayılı Yasa’da İİK.’nun 72.maddesine koşut bir hüküm yer almamaktadır. 6183 sayılı Yasa İİK.’na nazaran özel bir yasa olup uygulama önceliğine sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297, 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı kararları)
Somut olayda ise; davacı Dernek hakkında resen tahakkuk ettirilen ve 2004/155 takip nolu icra takibinin yasal temeli olan 356,40 TL lik idari para cezasının davacı Derneğin itirazı üzerine iptal edilip edilmediği belli değildir. Halbu ki bu hususun açıklığa kavuşturulması önem arzetmektedir. Çünkü davalı Kurumun davacı Dernek hakkında bu idari para cezasıyla ilgili 2004/155 takip nolu 5.2.2004 düzenleme tarihli ve 4950 sayılı 356,40 TL. asıl ve 970,60 TL. gecikme zammı toplamı 1.327 TL lik idari para cezasıyla ilgili ödeme emrinin 18.2.2004 tarihinde davacı derneğe tebliğ edilmesine rağmen davacı dernek tarafından tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde borcun ödenmediği ve itirazda edilmediği görülmektedir. Gerçekten söz konusu 356,40 TL lik idari para cezası iptal edilmiş veya ödenmiş ise, artık davalı Kurumun sonradan yukarıda belirtilen tarih ve sayılı ödeme emri düzenlemesinin yasal dayanağı kalmamaktadır. Yok eğer idari para cezası iptal edilmemiş ve ödenmemiş ise, kurumca tebliğ edilen söz konusu ödeme emri kesinleşmiş ve dolayısıyla davacının da artık menfi tespit veya istirdat davası açma hakkının da 7 günlük hak düşürücü sürenin çoktan geçmiş olması nedeniyle kalmaması gerekmektedir. Yani davacı Kurum İtiraz Komisyonunun ret kararının tebliğine rağmen idari para cezasının iptali yönüne gitmeyerek kesinleşmesine neden olmuşsa, sonradan kurumun söz konusu idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlediği ödeme emrine karşı iş mahkemesinde açtığı istirdat davasının dinlenebilmesi mümkün değildir.
Yapılacak iş; 356,40 TL lik idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği noktasında Sulh Ceza veya İş Mahkemelerinde açılmış dava bulunup bulunmadığını araştırmak, İskenderun Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/21 Müt. Karar sayılı dosyasını getirtmek, elde edilecek sonuca göre idari para cezasının iptal edildiğinin anlaşılması halinde davanın kabulüne karar vermek, iptal edilmediğinin anlaşılması halinde ise; davalı Kurumca bu idari para cezasına dayanılarak kurum alacağının tahsili amacıyla çıkartılan ödeme emrine karşı süresinde itirazda bulunulmadığından dolayı davanın reddine karar vermekten ibaretir.
Hal böyle olunca mahkemece davanın istirdat davası olduğu ve İş Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek işin esasına girilip inceleme yapılması gerekirken, yazılı gerekçelerle dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.