YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9470
KARAR NO : 2010/6565
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Tarım … sigortalılığının 01.03.1987-31.03.1988, 01.07.1988- 30.10.1989, 06.02.1989-30.06.1991, 28.08.1991-01.09.1998 tarihleri olduğunun ve Kurumdaki primlerin emekliliğe esas olmak üzere birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava; davacının 01.03.1987 ile 01.09.1998 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalarının dışında kalan sürelerde 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık nedeniyle tahsis talebinde bulunulduğundan hizmetlerin birleştirilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışlanmak suretiyle 01.03.1987-31.03.1988, 01.07.1988-30.10.1989, 06.02.1989-30.06.1991 ve 28.08.1991-01.09.1998 tarihleri arasında kalan sürede davacının Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile farklı numaralardaki hizmet sürelerinin ve davalı Kurum’daki primlerin emekliliğe esas olmak üzere birleştirilmesine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa’nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak resen tescil edilmiş bulunmasına ve pirim ödemelerine göre davacının dava konusu dönemdeki 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının kısa süreli çalışma olarak kabul edilerek, bu çalışmaların geçtiği süreler dışında 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın geçerli olduğunun kabulü yerindedir. Ancak davacının 01.11.1989-05.12.1989 tarihleri arasında geçen 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarını da kapsar biçimde 06.02.1989-30.06.1991 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan 2829 sayılı Yasa’nın 4. maddesinde kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, hizmet süreleri toplamı aylık bağlanmasına yeterli değilse 2829 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Davacının uyuşmazlık konusu yapılan sürelere ilişkin 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığına ilişkin mahkemece verilen kararın kesinleşmesinden sonra bu hizmetlerinin varlığı kabul edildikten sonra hizmet birleştirmesi söz konusu olabilir. Kaldı ki Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hizmet birleştirilmesine yönelik olarak uyuşmazlık çıkarılması da söz konusu değildir. Hal böyle olunca yasal koşulları bulunmayan hizmet birleştirilmesine yönelik istemin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.