YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11074
KARAR NO : 2010/7339
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 10.6.1977-27.9.1978 tarihleri arası …’a ait nüfus cüzdanı ile çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı davalı …’e ait işyerinde davalı …’a ait diploma ve kimlik belgesi ile 10.06.1977-27.09.1978 tarihleri arasında çalıştığını belirterek anılan hizmetin kendisine ait olduğunun tesbitini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma sonucunda ulasılmıştır.
Gerçekten davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği döneme ait çalışmalar davalı …’a ait 9827432 sigorta sicil numarası altında yer almaktadır.Davacının sigorta sicil numarası ise 0101199902997 sayılıdır.
Davacı okuma yazma bilmediğini iddia ettiğine göre iki kez imza incelemesi yapılmasına nazaran şahsi sicil dosyaları ile işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacı veya davalı …’a aidiyeti hususu belirlenememiştir. Aradan geçen uzun yıllar içinde imza karakterlerinin değişmiş olması doğal olup çocuk yaşta atılan imzaların da incelemeye yeterli kaligrafik özellikler göstermemiş olması normal olmakla birlikte, krimianlitik uzmanı olan bilirkişi tarafından düzenlenen 30.03.2008 tarihli bilirkişi raporu fotoğraf incelemesi yönünden yeterli ve inandırıcı bulunmamaktadır.
Bu tür aidiyet iddiaları ile açılan davalarda çalışma süresinin davacıya ait olduğunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, bu hususta çalışıldığı iddia edilen işyeri bildirge ve bordroları ile ücret bordroları getirtilerek davacı ile birlikte çalışmış işyerinin resmi belge ve bordrolarında isimleri yer alan tanıkların ifadelerine baş vurularak gerçek durumun tesbitinin gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş;davacı ve davalı …’a ait şahsi sicil dosyalarında yer alan fotoğraflar ile her ikisinin aynı yaşlarda ve sonrasında çekilmiş ve karşılaştırmaya yeterli sayıda fotoğrafları getirtilerek yüz , baş, kulak ,saç,kemik, dudak ,göz.vs yapısı gibi anatomik ayırdedici özellikleri karşılaştırmalı olarak belirleyebilecek gelişmiş bilgisayar proğramları ile desteklenmiş adli tıp uzmanı raporu almak, çalışıldığı iddia edilen işyeri bildirge ve bordroları ile ücret bordroları getirtilerek davacı ile birlikte çalışmış işyerinin resmi belge ve bordrolarında isimleri yer alan tanıkların ifadelerine baş vurularak gerçek durumu belirlemek, çalışmaların mükerrer olarak hesaba alınıp alınmadığının tesbiti açısından davalı …’a ait hizmet cetveli ve varsa yaşlılık aylığı tahsisine ilişkin tüm belgeler de getirtilerek aynı hizmetin davalı yönünden de değerlerlendirme konusu yapılıp yapılmadığını araştırmak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde davalı SGKve davalı … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı SGK Vekili’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 22.06.2010 tarihli oturumda oybirliğiyle karar verildi.