YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13458
KARAR NO : 2011/15849
KARAR TARİHİ : 27.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … ilçesi, … köyü, 104 ada 1502 parsel sayılı 8025,82 m² yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde şerhi ve “Taşınmazın tamamı eylemli orman haline dönüşmüştür” şeklinde şerh verilerek Hazine adına çalılık niteliğiyle tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın eylemli orman olmadığı ve taşınmazın fiilen kendi kullanımında olmasına rağmen taşınmazın beyanlar hanesine lehine kullanım şerhi verilmediği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve … köyü 104 ada 1502 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1970 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı ile değişik 2/B madde uygulaması 02/09/1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın eylemli durumu itibariyle değil 31/12/1981 tarihi itibariyle 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesinde belirtilen ve orman rejimi dışına çıkartılmasını gerektirecek şartları taşımadığı gerekçesiyle davacı kişinin tutanağın beyanlar hanesine lehine kullanıcı şerhi kurulması istemiyle açtığı davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ve 3402 sayılı yasanın ek 4. maddesindeki düzenlemeye uygun düşmemektedir. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen Ek madde 4’de “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü yer almıştır. Bu maddeye göre yapılan kadastro çalışmasında, öncesinde orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların
Hazine adına tespiti yapılıp fiili kullanım durumları ve varsa üzerindeki muhdesatın sahipleri belirlenmektedir.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz 2/B niteliğiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış yerlerden olup, çekişmeli taşınmazın 2/B niteliği itirazsız kesinleşmiştir. Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesindeki düzenleme gereğince taşınmazın varsa fiili kullanıcısını ve varsa üzerindeki muhdesatın kim yada kimlere ait olduğunu, yani somut olayda davacının fiili kullanım ve varsa muhdesata yönelik iddialarını ve taşınmaz eylemli orman niteliğinde olduğu takdirde eylemli orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde kullanım olamayacağı gözetilerek ve taşınmaz kısmen kullanılıyorsa taşınmazın kullanılan veya kullanılmayan bölümleri araştırılıp belirlenerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, taşınmazın 31/12/1981 tarihi itibariyle 2/B madde niteliğinde olmadığı halde 2/B madde kapsamına alındığı gerekçesiyle davacı kişinin davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.