Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3476 E. 2010/8045 K. 06.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3476
KARAR NO : 2010/8045
KARAR TARİHİ : 06.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.5.1996 tarihinden itibaren yasa kapsamına alınma ve … kaydının düzeltilerek tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusu kalmayan davaya karar vermeye yer olmadığına kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı SSK Başkanlığı’nın aağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; 01.01.1995 tarihinden itibaren 2926 sayılı yasaya tabi sigortalı olduğunun tespiti. istemine yöneliktir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra uyuşmazlık konusu işlemin davalı Kurum tarafından düzeltilmiş olması nedeniyle, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve davalı Kurum aleyhine yargılama giderleri ile avukatlık ücretine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Davacının 04.07.2006 tarihinde dava açtıktan sonra uyuşmazlığın idari yoldan çözümlenmesi için yaptığı başvuru üzerine, 01.01.2007 tarihi itibarıyla 2926 sayıl Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, davacı vekilinin bu işleme diyeceğinin bulunmadığını bildirdiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Kurumca yapılan tescil işleminin davacı tarafça da benimsenmesi nedeniyle davanın konusunun kalmadığının kabulü yerindedir. Ne var ki davacının dava açmadan önce Kuruma başvurusu yoktur. Hal böyle olunca davalı Kurum dava açılmasına neden olmadığı gibi, dava tarihinden sonraki tarihli tescile de davacının itirazının bulunmaması karşısında, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı kurum yararına avukatlık ücreti verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının yargılama gideri ve avukatlık ücretine mahkum edilmesi usul ve usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine :
“ Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
17,15-TL maktu karar ilam harcından peşin harcın mahsubu ile 4,95-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
Yargılama nedeniyle davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince 1.000,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 06.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.