YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10271
KARAR NO : 2010/13707
KARAR TARİHİ : 04.11.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 18.10.1989 tarihinde … Köyü 281 parsel sayılı taşınmazın 8872 m2 kısmının kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığı, bu bölüm için Sulh Ceza Mahkemesinin 1988/13 Esas ve 1989/216 Karar sayılı mahkumiyet kararının bulunduğu, savıyla bu kısmın tapusunun iptali ve müdahalenin men-i istemiyle, davalı aleyhine … Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmış, Sulh Hukuk Mahkemesi dava değeri nedeniyle 18.07.1991 gün ve 1989/229-201 sayılı karar ile görevsizliğe hükmetmiş, karar 06.02.1995 tarihinde tebliğden sonra süresinde temyiz edilmediği için 14.02.1995 tarihinde kesinleşmiş, davacı … Yönetimi, 28.02.1995 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesine dosyanın gönderilmesini istemiştir. Hazine, 25.04.2000 günlü dilekçesiyle çekişmeli parselin dava sırasında yapılan 2/B uygulamsıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, tapu kaydının iptalini ve 2/B gereği Hazine adına tapuya tescilini, davalının el atmasının önlenmesini istemiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.2000 gün ve 1995/71-780 sayılı davanın reddine ilişkin kararı Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiş, karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.11.2001 gün ve 2001/7826-8413 sayılı kararında özetle; (Davanın, kesinleşmiş tahdide dayanılarak tapu iptali ve tescil davası olarak açıldığı, Ne var ki; çekişmeli 281 parsel sayılı taşınmazın, komşu dava dışı 280 parsel sayılı taşınmazla birlikte yörede 3302 Sayılı Yasaya göre 1991 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında P.XIV olarak belirlenerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda bırakıldığı, 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulamasının sonuçlarının 03.06.1991 tarihinde 6 aylık süreyle ilan edildiği, davanın ise, 18.10.1989 tarihinde açıldığı, eldeki davanın 2/B madde uygulamasının kesinleşmesini önleyeceği, bu durumda tapu iptali tescili davası aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraza dönüştüğü, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre tahdide ve 2/B madde uygulamasına itiraz davalarında kadastro mahkemesinin görevli olduğu, görevin kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetileceği, görev hususu düşünülmeksizin işin esasına girilemeyeceği, yapılan iki adet keşif sonunda alınan
uzman bilirkişilerin hazırladıkları rapor ve krokide taşınmazın konumu hususunda birbiriyle çelişen raporlar verildiği, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmadığı, bu nedenle, mahkemenin görevini saptamak yönünden yeniden uzman orman yüksek mühendisi ve harita mühendisi ya da … elemanı aracılığıyla yapılacak keşifte 1967 tahdit haritasının uygulanması, 1967 yılı tahdit haritası 1/10.000 ölçekli, kadastro krokisi ölçekleri uyumlaştırılarak tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizdirilmesi, taşınmazın 1967 tahdidi içerisinde kalıp kalmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, tahdit haritasıyla çalışma tutanakları çelişiyorsa, orman tahdidi çalışma tutanaklarına değer verilmesi, taşınmazın ilk tahdit dışında 86-87-88 numaralı orman sınır noktalarından oluşan P. 32 sayılı orman içi … parseli içerisinde kaldığı ve tahdit sınırları dışında olduğunun saptanması halinde buna göre karar verilmesi, şayet; yöntemince yapılan uygulamada 1967 tahdidi içerisinde ve fakat 3302 Sayılı Yasaya göre 1991 yılında yargılama sırasında yapılan 2/B madde uygulamasına göre P. XIV olarak belirlenen alanda kaldığı saptanırsa, eldeki davanın 2/B’ye itiraza dönüşeceği ve bu durumda 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre tahdide ve 2/B madde uygulamalarının itiraz davalarına kadastro mahkemesinin bakmakla görevli olduğunun düşünülmesi) gereğine değinilerek bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 10.05.2007 gün ve 2007/2141 sayılı, GÖREVSİZLİĞE ve karar kesinleştiğinde dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararını davacı gerçek kişi temyiz etmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2007 gün ve 2007/2141-6092 sayılı kararıyla, dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak dava konusu taşınmazın davanın devamı sırasında yapılan ve ilan edilen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına konu edildiği, bu nedenle davanın aynı zamanda 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraza dönüştüğü, 6 aylık askı süresinde açılan 2/B madde uygulamasına itiraz davalarında Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, ancak dava aynı zamanda tapu iptal tescil istemini içerip, bu davada genel mahkemenin görevli olduğunun gözetilmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasının uygun görüldüğü, bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde görevli ve yetkili … kadastro Mahkemesine gönderilmesine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraz davasında Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, tapu iptal tescil davası yönünden dosyanın ayrılarak başka bir esasa kayıt edilmesine, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasına itiraz davasına ilişkin dosyanın talep halinde görevli ve yetkili … Kadastro Mahkemesine gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmış, dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesince Hazine tarafından açılan davanın REDDİNE, Orman Yönetimi tarafından açılan davanın KABULÜNE, ÇEKİŞMELİ … Köyü 281 sayılı parseli kapsayan 2/B kararının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
… Köyü ….mevkii 281 parsel sayılı 8872 m2 yüzölçümündeki parsel zeytinlik niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına 11.11.1968 tarihinde tesbiti 20.11.1969 ila 20.12.1969 tarihinde yapılan askı ilanı sonunda itirazsız kesinleşmekle tapuya kayıt edilmiştir.
Çekişmeli … Köyü 281 sayılı parselin bulunduğu köyde, dava tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 16.11.1966 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş orman kadastrosu mevcuttur, daha sonra, itirazsız yerlerde 19.04.1980 tarihinde ilan edilip19.04.1981, itirazlı yerlerde ise komisyon kararlarının 08.07.1981 tarihinde ilanıyla 08.07.1982 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, yine 1989 yılında yapılıp, 03.06.1991 tarihinde ilan edilen ve dava tarihi itibariyle çekişmeli taşınmaz ve davanın tarafları yönünden kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1) Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kuzeyden güneye % 15-20, kuzeye doğruda % 50-60 eğimli vadi şeklinde olduğu, üzerinde 300 adet 40-60 yaşında zeytin ağaçları bulunduğu, ayrıca 5 adet harnup ağacı ve kızıldiken bulunduğu, üç yönden orman ile çevrili olduğu, 1967 yılı orman kadastrosu sınırları içindeyken, yörede 1991 yılında yapılan 2/B işleminde P.XIV olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ancak bu işlemin kesinleşmediği, davanın aynı zamanda 2/B işlemine itiraz niteliğinde olduğu belirlenmiştir.
Çekişmeli parsel eğiminin % 12’den fazla, delicelerden aşılanmış zeytin ağaçları ile kaplı zeytinlik olduğu görülmektedir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Orman Yasasının 1. maddesinin 2. fıkrasının İ bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar” ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlara ait her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı gibi, 3573 Sayılı Yasa gereği tahsis de bulunmamaktadır.
Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve … muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
Her ne kadar; çekişmeli parselin nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan P.XIV nolu 2/B poligonunda kaldığı saptanmışsa da, parsel üzerinde yaşlı zeytin ağaçları bulunduğu, eğimin yüksekliği nedeniyle, 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi gereğince eylemli orman sayılacağı, eğimi nedeniyle delicelerin aşılanması ve zeytinlik haline getirilmesiyle taşınmazın orman niteliğini yitirdiğinin söylenemeyeceği, orman niteliğini halen devam ettirdiği belirlendiğine göre, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle çekişmeli parsele ilişkin 2/B işleminin iptaline ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm, Hazinenin ise, aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Hazinenin taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin hükme yönelttiği temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli parsel 1969 yılında kesinleşen arazi kadastrosunda, tesbiti zilyetlikle gerçek kişi adına kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir. Dava, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savıyla açılan el atmanın önlenmesi davası iken yörede 2/B işlemi yapılması nedeniyle
aynı zamanda 2/B’ye itiraza dönüştüğünden davaya 2/B’ye itiraz olarak Kadastro Mahkemesinde bakılmaktadır. Kadastro mahkemesi kadastro tesbiti 1968 yılında itirazsız kesinleşerek tapu kayıt edilne parselin tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tescili isteminde görevli değildir. Bu davada genel mahkeme görevlidir. Diğer taraftan; 6831Sayılı Yasanın 11/4 maddesinin, kadastrosu yapılıp kesinleşen Devlete ait ormanlar, tapu sicil müdürlüklerince hiçbir harç, vergi ve resim alınmaksızın orman vasfı ile, 2’nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler halihazır vasfı ile kaydında belirtme yapılarak Hazine adına tapuya tescil olunur” hükmü gereğince, Orman Yönetiminin 2/B uygulamasına itiraza dönüşen davasında, 2/B işleminin iptaline karar verildikten sonra, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 11/4 maddesi gereğince, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanları ile birlikte tapu tesciline karar verilmesi gerekirken, karar yerinde 2 numaralı bendde açıklama yapılmadan “ 2-Davacı … İdaresinin davasının KABULÜ ile, … İli, Mararis İlçesi … köyü 281 parseli kapsayan 2/B kararının iptali ile taşınmazın ORMAN VASIYLA HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE,” denmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm 2 numaralı bendde yer alan “2-Davacı … İdaresinin davasının KABULÜ ile, … İli, Mararis İlçesi … Köyü 281 parseli kapsayan 2/B kararının iptali ile taşınmazın ORMAN VASIYLA HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE,” cümlesinin hükümden tamamen çıkartılarak; bunun yerine, iki numaralı bent olarak “2-Davacı … İdaresinin davasının KABULÜ ile, … İli, Mararis İlçesi … Köyü 281 parselin nitelik kaybı nedeniyle, P.XIV nolu 2/B poligonu olarak Hazine adına oran sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin orman kadastro komisyonu işleminin iptaline, çekişmeli parselin çevresindeki 6831 Sayılı Yasanın 11/4 maddesi gereğine sınırlaması itirazsız kesinleşen devlet ormanları ile birlikte orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.