YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6832
KARAR NO : 2010/8520
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, … sigortalılığının 13.08.1998 tarihinde sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe,davacının 14.8.1998 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi esnaf … sigortalısı olmadığının ve 14.8.1998 tarihi itibariyle başlayan 506 sayılı Yasa’ya zorunlu sigortalılığının geçerli olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın asıl dava yönünden kabulu ile 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının 14.8.1998 sona erdiğinin tesibiti ile birleşen davada SSK yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki belgelerden davacının 14.8.1998 -14.7.2000 tarihleri arasında 690 gün süreyle Batman Devlet Hastanesinde diş hekimi olarak işci statüsünde, 15.7.2000 tarihinden itibaren de Emekli sandığına tabi olarak zorunlu sigorta kapsamında bulunduğu,ancak davacının SSK’na tabi çalışmaları başlamadan önce 2.8.1993 tarihli Mersin Diş Hekimleri Odası kaydı ,19.1.1995 tarihinde Asfa Ağız Diş Sağlığı Ltd.şirketine ortak olduğu şirket ortaklığının şirketin tasfiyeye girdiği 20.4.1999 tarihine kadar devam ettiği ,davacının oda kaydı ve Limited şirket ortaklığı dolayısıyla da Kurum tarafından 2.8.1993-20.4.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında Esnaf … sigortalısı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olup “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerde önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe bağlı sigortalılıkta ise, 506 sayılı Yasa’nın 85. maddesi uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilmek için, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmamak koşulu arandığından isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakıştığı bu gibi uyuşmazlıklarda, anılan maddede yer alan “sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları günden itibaren” isteğe bağlı sigortalılığın sona ereceği hükmü dikkate alınarak zorunlu sigortalılığa değer verilmek suretiyle “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
Davacının ihtilaflı dönemde zorunlu Esnaf … sigortalılık şartlarını taşıdığı ve bu sigortalılığın önceden başlayan sigortalılık niteliğinde bulunduğu ve zorunlu … sigortalılığına geçerlilik tanınarak sonuca ulaşılması gerektiği açıktır.Öte yandan 1479 sayılı Yasa’nın 22.02.2006 gün ve 5458 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile değişik 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek 19. maddesinde, bu Yasa ve 2926 sayılı Yasa’ya göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödenmesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu madde kapsamına giren sigortalılar hakkında zaman aşımının kesilmesi ve zaman aşımının işlememesi ile ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 103. maddesinin 1. fıkrasının (6), (8) ve (10) numaralı bentleri hariç diğer hükümleri ile aynı Yasa’nın 104. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, yine 5458 sayılı Yasa’nın 14. maddesi ile eklenen ve 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 26. maddesine göre bu Yasa ve 2926 sayılı Yasa’ya göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 31.03.2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar ve hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında ek 19. madde hükmü uygulanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda davacının 1479 sayılı yasaya tabi prim ödemelerinin 30.6.1997 tarihinde başlayarak aralıklarla 23.1.2001 tarihine kadar devam ettiği dolayısıyla davacının beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddi yerine kabulu usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edenin sıfatına göre temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi