YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19212
KARAR NO : 2013/6771
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/06/2002-31/12/2002 tarihleri arasında aylık net 1.350 TL, 01/01/2003-30/06/2003 tarihleri arasında aylık net 1.650 TL, 01/7/2003-31/12/2003 tarihleri arasında aylık net 1.900 TL, 01/01/2004-30/06/2005 tarihleri arasında aylık net 2.500 TL, 01/07/2005-09/05/2006 tarihleri arasında ise aylık net 2.600 TL olarak hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, imzalı bordronun bulunması halinde bu bordro muhteviyatının üzerinde bir ücretin ancak aynı kuvvette yazılı delil ile ispatlanacağı, davacının tüm çalışma döneminde 5 ay hariç diğer tüm aylardaki bordroların imzalı olduğu ve bordrodaki miktarın da kurum kayıtlarına yansıdığı dikkate alınarak artık bir tespit yapılmasının söz konusu olamayacağı, bordrolara itibar edilmesi halinde bordro muhteviyatı ücretle kuruma bildirilen ücretler örtüşmekte olduğundan ve imzalı bordro aksinin aynı kuvvetli delil ile ispatlanması gerektiği gerekçesi ile isteğin reddine, karar verilmiş ise de bu sonuca eksik aştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının prime esas aylık kazancının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesine göre ” Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Somut olayda, çoğu imzalı bulunan ücret bordrolarında ücretin asgari ücret üzerinden gösterildiği, 25.04.2006 tarihli kıdem ve ihbar tazminatı hesap cetvelinde aylık ücretinin net 2.500 TL olarak göründüğü, davacının sunmuş olduğu ücrete ilişkin bordrolarda ise davalı şirketin imza ve kaşesinin olmadığı, İstanbul Ticaret Odasından ücrete ilişkin verilen cevabi yazıya göre de ücret araştırması yeterli olmadığı gibi dinlenen tanık beyanlarında da davacının aldığı ücret hususunda tam bir açıklık bulunmamaktadır. Buna göre davacının aylık ücretlerinin belirlenmesinde eksik araştırma yapılmıştır.
Davacı işçi, işyerinde yönetici konumunda nitelikli işçi (finans müdürü ) olarak çalıştığını ileri sürmektedir.
Mahkemece yapılacak iş, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacının sicil dosyası ile işyerine ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile işyerinin kapsam ve kapasitesini belirlemek, gerektiğinde işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
04.04.2013 günüde oybirliği ile karar verildi.