YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1743
KARAR NO : 2013/7801
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı kurum tarafından ödenmeyen tedavi giderinin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; sigortalıya takılan ilaçlı stent bedelinin, yasal faizi ile Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, 21.01.2009 tarihinde, kalp rahatsızlığı geçirmesi üzerine kaldırıldığı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından hastalığın acil müdahaleyi gerektirmesi nedeniyle kendisine ilaç kaplı stent takıldığını, ödenen stent bedelinin kendisine ödenmesi talebiyle kuruma başvurduklarını, ancak Kurumca taleplerinin kabul edilmediğini belirterek 4.700.01.- TL nin fatura ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından 21.01.2009 tarihinde 1 Adet Chyper 3,5×13 mm stent takıldığı anlaşılmaktadır.
Kalp rahatsızlığı nedeniyle yapılan tedavide ilaç salınımlı stent kullanıldığı ve bu malzemenin ortez niteliğinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık hastanın tedavisinde kullanılan malzeme bedelinin denetlenip, faturadaki haliyle ödenecek nitelikte olup olmadığının ve buna bağlı olarak Kurum tarafından karşılanılabilir miktarının raiç fiat esas alınarak belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Yapılacak iş; 5510 sayılı Yasa’nın 63.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kurum finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile f bendinde belirtilen sağlık hizmetlerini türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini belirlemeye yetkilidir. Kurum bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslar arası tüzel kişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir” düzenlemesi ile Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliğinin 22.maddesindeki “Kurum finansmanı sağlayan ortez, protez, tıbbi araç ve gereç kişi kullanımına mahsus tıbbi cihaz, tıbbi sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemelerini ve bu malzemelerin teminin garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri ile ödeme usul ve esasları Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak belirlemeye yetkilidir” hükmü gözetilerek kullanılan stent bedelinin tedavinin yapıldığı yıl gözetilerek SGK tarafından yukarıda sıralanan düzenlemeler çercevesinde belirlenmesini sağlanması, fiat tespitinin makul süre içersinde SGK tarafından gerçekleştirilmemesi halinde ise, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu v.b. kuruluşlardan sorulup davaya konu sağlık malzemesine ilişkin ihalelerde teklif edilen fiat ortalaması alınarak raiç fiat belirlenmeli, ödemeye esas fiatın bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması halinde, konu hakkında teknik ve mali bilgiye sahip bilirkişiden piyasa değerleri ve ilgili kuruluşların görüşü ışığında fiat tespitine ilişkin rapor alınarak, tüm araştırmalar yapılmak suretiyle belirlenip fatura miktarını aşmayacak şekilde Kurum tarafından tedavinin yapıldığı yıl için ödemeye esas olmak üzere SUT ta belirtilen bedelin altına düşmeyecek şekilde belirlenen raiç bedelden sigortalıdan alınacak katılım payı düşüldükten sonra kalan kısmın, SGK’nun temerrüde düştüğü tarih itibariyle yasal faiziyle tahsiline karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.