YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9693
KARAR NO : 2010/12711
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … mirasçısı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 513 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 1984 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1999 yılında yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 05.05.2009 günlü … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 15632.61 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre 5 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından seri bazda yapılıp kesinleşmiş, daha sonra 9 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından ise 1975 yılında yapılan aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayıl Yasanın 2. Madde uygulaması yapılmış, 9 Numaralı Orman Kadastro komisyonunca ise aplikasyon, sınrılama dışı kalmış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması 1984 yılında yapılıp kesinleşmiş, 1997 yılında ise 96 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması yapılarak dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın kısmen 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha sonra bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 1976 yılında yapılan Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz kısmen daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – … 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402
Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan kısmın tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren bu kısımda mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak hüküm yerinde dava konusu parselin kabul edilen bölümünün, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartıldığına ilişkin, kütüğün beyanlar hanesine şerh yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrası 1. bendin beşinci satırında yer alan “tesciline” kelimesinden sonra, “karara kroki suretinin” kelimelerinden önce gelmek üzere “tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır ibaresinin yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi