Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/7042 E. 2010/6364 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7042
KARAR NO : 2010/6364
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1988 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının Tarım … sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1988 olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece kesin süreye rağmen bilirkişi ücreti ve sevk ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İş ve Sosyal güvenlik hukuku ile ilgili düzenlemeler nitelikçe kural olarak kamu düzeniyle ilgilidir. Bu bakımdan, davacının sigortalılık başlangıcının tesbitine yönelik işlemlerin incelemelerin davanın niteliği göz önünde tutularak, giderek gerçeğin saptanması yönünden tarafların istemlerine bakılmaksızın hakimin görevi gereğince re’sen yerine getirmesi gereken hususlardandır. Bu nedenle, somut olayda; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 415. maddenin öngördüğü prosedür işletilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği açık-seçiktir.
Yapılacak iş; dosyaya getirtilmesi gereken belge ve raporların temini için gereken masrafları karşı yandan istemek, masrafın yatırılmaması durumunda, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile suçüstü ödeneğinden temini yoluna gitmek, yapılacak masrafların ilerde haksız çıkan taraftan tahsil edileceğini ara kararında belirtmek, 2926 sayılı Kanun’un 10.maddesi kapsamında,yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmak suretiyle tüm delilleri toplayarak davanın esasına yönelik karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.