Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11833 E. 2010/8673 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11833
KARAR NO : 2010/8673
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 01.07.2004-15.07.2004 tarihleri arası çalıştığı günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işveren nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 15.10.2000-15.07.2004 tarihleri arasındaki hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı işyerinden bildirilmiş hizmetinin bulunmadığı mahkemece davacı tanıkları ile şirketin kaşesini ve davacının ismini içeren 28.10.2000, 05.11.2000,10.04.2004,08.05.2004 tarihli ödeme makbuzları esas alınarak sonuca gidildiği, şirketçe dönem bordrolarının Kuruma verilmediği görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Oysa, ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar her ne kadar komşu işyerlerinde çalıştıklarını beyan etmişlerse de davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler olup olmadıkları da anlaşılamamaktadır.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde tutularak, Emniyet, Vergi Dairesi, Belediye gibi kuruluşlardan komşu işyerlerini sorarak benzer işi yapan komşu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kimseler belirlenerek bu kişilerin bilgilerine başvurulmak, dinlenen kişilerin komşu işyerlerinde çalışıp çalışmadığını kayıtları getirtilerek belirlemek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ilgiliye iadesine, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.