YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14296
KARAR NO : 2011/15816
KARAR TARİHİ : 27.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 30/06/2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 27/12/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. … geldi, karşı taraftan Hazine vekili Av. … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 07.01.2008 tarihli dilekçesiyle tapuda Hazine adına kayıtlı Koru mahallesi 303 ada 12 ve 42 parsel sayılı sırasıyla 1262 m2 ve 7865 m2 yüzölçümündeki taşınmazların, Hazine adına tapuya tesciline ilişkin mahkeme kararları ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun da belirlendiği, bu parsellerin kendisine miras yoluyla geldiği, kadastro tesbit tarihi itibariyle yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açılmaya ve dosya kapsamına göre dava kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde orman kadastrous 1989 yılında yapılıp 30.03.1990 tarihinde ilan edilmiş ve dav tarihinden önce kesinleşmiştir.
2613 sayılı Yasa hükümlerine göre 1986 yılında yapılıp, 06.02.1987 ila 07.04.1987 tarihlerinde askı suretiyle ilan edilen genel kadastroda; postası tarafından Gazipaşa İlçesi Koru mahallesi 303 ada 12 sayılı parsel, 1262 m2 yüzölçümünde orman niteliğiyle tesibt harici bırakılmış ise de, komisyonca 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi dayanak gösterilerek niteliği tarla olarak değiştirilmek suretiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. … …’ın taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle açtığı davanın vazgeçme nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 18.07.1996 gün ve 1995/61-230 sayılı kararının … … ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.03.1997 gün ve 1997/2013-2867 sayılı kararıyla davcı … temyiz itirazlarının red edildiği, Orman Yönetiminin temyiz itirazları kabul edilerek, “davada Orman Yönetiminin davalı sıfatının bulunmadığı gibi aktif dava ehliyetinin de bulunmadığı dahili dava etmek suretile orman yönetimine taraf sıfatının verilemeyeceği, Orman Yönetimi aleyhine hüküm kurulamayacağına” değinilerek bozulduğu, mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 08.09.1997 gün ve 1997/99-103 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.12.1997 gün ve 1997/12796-13692 sayılı kararı ile onanıp, onama kararının taraflarına 02.03.1998 tarihinde tebliğ edildikten sonra karara karşı düzeltme isteminde bulunulmadığı için 17.03.1998 tarihinde kesinleştiği,
Keza 303 ada 42 parsel sayılı 7865 m2 yüzölçümündeki taşınmaz postasınca önce orman niteliğiyle tesbit harici bırakılmış, komisyon tarafından 3402 sayılı Yasanın 18. maddesi dayanak gösterilmek suretiyle tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, … …’ın bu yeri 1950 yılında tarla yapmak için açtığı yönünde beyanı alınmıştır. … … tarafından açılan davanın reddine ilişkin 18.07.1996 gün ve 1995/63-232 sayılı kararın, … … ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.03.1997 gün ve 1997/2011-2866 sayılı kararıyla davacı … temyiz itirazlarının red edildiği, Orman Yönetiminin temyiz itirazları kabul edilerek, “Davada Orman Yönetiminin davalı sıfatının bulunmadığı gibi aktif dava
ehliyetinin de bulunmadığı dahili dava etmek suretiyle Orman Yönetimine taraf sıfatının verilemeyeceği, Orman Yönetimi aleyhine hüküm kurulamayacağına” değinilerek bozulduğu, mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 08.09.1997 gün ve 1997/100-104 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.12.1997 gün ve 1997/12796-13692 sayılı kararı ile onanıp onama kararının taraflarına 02.03.1998 tarihinde tebliğ edildikten sonra karara karşı düzeltme isteminde bulunulmadığı için 17.03.1998 tarihinde kesinleştiği, her iki parselin 17.03.1998 tarihinde tesbit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve eski ve … tarihli memleket haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporu ile çekişmeli parselin 1959 memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği, 1989 yılında düzenlenen memleket haritasında ise ormansız açık alan olarak görüldüğü, 30.09.1990 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, çekişmeli parsellerin hükmen hazine adına tesciline ilişkin mahkeme kararlarının 17.03.1998 tarihinde kesinleştiği belirlenip, sözü edilen mahkeme kararı nedeniyle çekişmeli parselin çekişmesiz olarak zilyet edildiği söylenemeyeceği gibi, bu yer için davacının eşi … tarafından açılan ve yıllarca devam edilen davadan davacı … …’nın haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, … … tarafından açılan davaya itiraz etmeyen davacının bu yer üzerinde daha snra mülkiyet hakkının doğduğunu iddia etmesi iyi niyetle bağdaşmayacağı gibi, çekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu halde 1990 yılında kesinleşen orman kadastdosunda orman sınrıları dışında bırakıldığı, çekişmeli parsellerin ancak bu tarihten sonra zilyetlikle edinmenin konusu olabileceği, orman kadastrosunun kesinleştiği 1990 yılından sonra, parsellerin tesbitinin hükmen Hazine adına kesinleştiği 1998 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin de dolmadığı, davacı yönünden zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verlimesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden davacı gerçek kişi üzerinde bırakılmasına, Yargıtayda yapılan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir edilen 825,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı yönetime verilmesine 27.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.