YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/598
KARAR NO : 2013/6694
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delilerle hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı işveren … Tatil Sitesi Yönetimi emrinde bahçıvan ve güvenlikçi olarak çalıştığı sırada gerçekleşen iş kazası sonucu uğradığı manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İş kazasının tespiti, giderek bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkin bu tür davalar 506 sayılı Yasa’nın 11. maddesinden ( 5510 sayılı Yasa’nın 13.maddesinden ) kaynaklanmaktadır. Anılan maddeye göre, iş kazası, a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır.Zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin sigortalı olması, 2) sigorta olayının maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Yapılan işin yürütüldüğü iş yerinde, yapılan iş sırasında ve iş süresi içerisinde gerçekleşmesi gerekir.
Somut olayda, davacının davalı site emrinde sitenin güvenlik görevlisi ve bahçıvanı olarak çalıştığı sırada kazanın gerçekleştiği sırada site yöneticisi olarak görev yapan … talimatı ile yaralı bir sokak köpeğine ekmek ve su verildiği çağrılan veterinerin köpeğin iyileşmesinin mümkün olmadığını söylemesi üzerine uyutma kararı alınarak köpeğe öldürücü iğne yapıldığı buna rağmen köpeğin ölmemesi üzerine ertesi gün yönetici talimatıyla yaralı köpeğin site dışına alınması sırasında davacıyı ısırması sonucu sağ el işaret parmağının koptuğu bundan dolayı tedaviye alındığı ve olay sonrası davacının 1.6.2005 tarihli işe giriş bildirgesi ile site yönetimince SGK ‘na işçi olarak bildirildiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa’nın 2, 6 ve 11.maddelerine göre hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları, çalıştırılanların işe alınmalarıyla birlikte kendiliğinden “Sigortalı” olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği hukuksal gerçeği karşısında davacının davalıya ait site işyerinde sözlü hizmet sözleşmesi ile çalışmakta iken 17.4.2005 tarihinde yönetici talimatı ile siteden uzaklaştırmaya çalıştığı sokak köpeğinin ısırması sonucu yaralanması olayı aynı Yasa’nın 11.maddesine göre iş kazasıdır.Bu nedenlerle davacının söz konusu yerdeki ev sahiplerinin şahsi işlerini yevmiye usulü yaptığı taraflar arasında iş aktinin bulunmadığı yönündeki gerekçe dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı aynı olay sebebi ile davalılardan … aleyhine Gelibolu İş Mahkemesini 2009/285 E, ve 2010?61 k sayılı dava dosyası ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş adı geçen karar davacı yanca temyiz edilmiş ancak temyizin yasal 8 günlük süre içinde gerçekleşmemesi nedeniyle Dairemizin 7.4.2011 gün ve 2011/18 E,2011/3202 k sayılı kararı ile temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle karar verilmiştir.Mahkemece bu davalı yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğrudur.Ancak olay iş kazası olup diğer davalı yönünden yasal sorumluluk devam ettiğinden işin esasına girilmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan, kabule göre de; olayın iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde ise mahkemenin görevsiz olduğu, davaya dava değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesince bakılacağı gözetilmeksizin davanın esastan reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Yapılacak İş; öncelikle olayın iş kazası olduğu kabul edilerek Sigortalının iş kazası sonucu maruz kaldığı meslekteki kazanma güç oranının tesbiti bu davada mahkemenin ön sorun olarak çözümleyeceği ve dava koşulu olarak ortaya çıkan bir durum olduğu gözetilmelidir.Bu oranın tesbitinin ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacağı yasal düzenlemeler gereği olup bu oranın tesbitinde oluşacak uyuşmazlıkların nasıl çözümleneceği ise mülga 506 sayılı Yasa’nın 109 ve halen yürürlükde olan 5510 sayılı Yasa’nın 95. Maddesinde düzenlenmiştir. Dosyada yer alan kayıt ve belgelerden iş kazası yönünden SGK herhangi bir bildirimin yapılmadığı ve davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının tespit edilmediği anlaşılmaktadır.Davacının 17.4.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda oluşan meslekte kazanma güç oranının tesbiti için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru için süre verilerek, Kurum tarafından yapılacak işlemin sonucunu bekleyip belirlenen orana itiraz halinde ise yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasa’nın 95/2 maddesi gereğince işlem yapılıp yöntemince kesinleşen iş göremezlik oranı esas alınarak sonucuna göre uygun birr manevi tazminata karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkâte alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.