Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/6384 E. 2013/7844 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6384
KARAR NO : 2013/7844
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

Davacı, … vekili Avukat … ile davalı, … Kağıt Anbalaj San. AŞ. vekili Avukat … aralarındaki tazminat davası hakkında Çaycuma 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 30/05/2011 gün ve 2007/327-2011/906 sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 17/12/2012 gün ve 2011/13732-2012/23431 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili 28.01.2013 tarihli dilekçesi ile Dairemizin 17.12.2012 gün 2011/13732E, 2012/23431K sayılı kararında davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, davacı tarafça hükmün temyiz edilmesine rağmen, davacı temyiz itirazlarının incelenmediğinden bahisle maddi hatanın giderilmesini istemiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Davacı 26.03.2004 tarihli iş kazası sonucu % 6,00 oranındaki sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi sırasında davacı temyizinin değerlendirilmediği davalı temyizi ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda yerel mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, Dairemiz kararının ve dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Hal böyle olunca da Dairemiz ilamının: davacının temyiz itirazlarının değerlendirilmemesi nedeniyle maddi yanılgıya dayalı olduğu ve düzeltilmesinin gerektiği açık ve seçiktir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemizin 17.12.2012 gün 2011/13732E, 2012/23431K sayılı onama kararının kaldırılmasına,
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davacı ve davalı taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyenlere yükletilmesine, 18/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.