Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15640 E. 2010/7740 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15640
KARAR NO : 2010/7740
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalılardan EÜAŞ Genel Müdürlüğünün aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık , davacının meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezliğe uğradığı nedeniyle 35.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının meslek hastalığı sonucu % 11,3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davalının % 56,81 oranında kurusunun bulunduğu, % 43,19 oranında ise kaçınılmazlığın bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, davacının maluliyet oranı, yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 35.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davanın davalılarda TKİ yönünden husumetten reddine, davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.4.2006 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalı … dan tahsili ile davacıya ödenmesine
2-Alınması gereken 540,00 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 472,500 TL harcın düşümüyle kalan 67,50 TL harcın davalı E.Ü.A.Ş.’den tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davalı … dan tahsili ile davacıya ödenmesine
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalı …’a ödenmesine , ayrıca TKİ kendisini avukatla temsil ettirdiğinden 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 472,50 TL nispi harç, 12,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 484,70 TL harç giderinin davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine
Davacı tarafından yapılan toplam 957,80 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 268,18 TL’ sının davalı E.Ü.A.Ş.’den tahsili ile davacıya ödenmesine , kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalı E.Ü.A.Ş.’ye iadesine 29.6.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.