Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/10014 E. 2010/1142 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10014
KARAR NO : 2010/1142
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin meslek hastalığı sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine ,
2-Uyuşmazlık, meslek hastalığı sonucu ölen işcinin kızının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı murisi Ahmet Sarıtoprak’ın davalıya ait işyerinde Maden ocağında işçi olarak çalışırken meslek hastalığına yakalandığını ve meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle ,kısmi dava ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.00-TL maddi, birleştirilen ek dava ile de 6.000.00-TL manevi tazminatın ölüm tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece maddi tazminata ilişkin davanın feragat sebebiyle reddine manevi tazminata ilişkin istemin ise aynen kabulune karar verilmiştir.
22.9.2008 ve 10.4.2009 tarihli dava dilekçelerinden açıkça anlaşıldığı üzere davacı, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken,murisinin meslek hastalığının meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalı işverenin tam kusuruna dayanmış yargılama devam ederken olayın kaçınılmazlık sonucu meydana geldiği davacı vekili tarafından kabul edilmiştir.Mahkemece talep edilen miktardan bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken isteğin aynen hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinmesine, yerine;
“1-Davacının maddi tazminata ilişkin davasının vaki feragat nedeniyle reddine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulu ile,davacının babası Ahmet Sarıtoprak’ın 21.7.2008 tarihinde meslek hastalığı sonucu vefat ettiği sabit olmakla ,tarafların sosyal ve ekonomik durumları ,paranın satın alma gücü günün ekonomik koşulları ölüm olayındaki kaçınılmazlık gözetilerek taktiren 5.000.00-TL manevi tazminatın 21.7.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 600.00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 575.00TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Alınması gereken 270.00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 81.00 TL harcın düşümüyle eksik bulunan 189.00-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan 81.00-TL nispî harç, 15.60TL başvuru harcı olmak üzere toplam 96.60 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 32.00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 28.00-TLsinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinden bırakılmasına;” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.