Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/15250 E. 2011/15813 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15250
KARAR NO : 2011/15813
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 29.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi … köyü tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.12.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz edenler … köy tüzelkişiliği vekili Avukat … ile … Köyü Muhtarı ve heyeti ile Orman Yönetimi vekili Avukat … … geldi, diğer taraftan …, … ve diğerleri vekil Avukat …, Hazine vekili Avukat … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.11.2010 gün ve 2010/13503-14828 sayılı kararıyla Çekişmeli Saray köyü 175 ada 4, 7 ve 176 ada 8 ve 177 ada 16, 26 ve 180 ada 6 ve 182 ada 61, 64 ve 183 ada 11, 23, 28, 32 ve 184 ada 6 ve 185 ada, 1, 175 ada 5, 6, 8 ve 176 ada 1, 5, 7, 9, 10 ve 177 ada 1, 3, 4, 9, 12, 15, 17, 19, 20, 22, 24 ve 178 ada 4, 8, 9, 12, 16, 17, 18, 19, 20, 21 ve 179 ada 1, 2, 3, 5, 8 ve 180 ada 1, 2, 3, 5, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 25, 31, 32, 33, 34, 35 ve 181 ada 1, 3 ve 182 ada 1, 2, 3, 4, 7, 8, 13, 14, 15, 16, 18, 25, 26, 27, 32, 36, 37, 38, 39, 40, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 62, 63, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72 ve 183 ada 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 14, 15, 16, 17, 18, 21, 22, 25, 27, 40, 41, 42 ve 184 ada 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile176 ada 11, 177 ada 7 ve 182 ada 33, 176 ada 3, 4, 6, 13, 177 ada 6, 8, 25, 178 ada 2, 182 ada 19, 20, 28, 29, 30, 35, 41, 73, 183 ada 12, 13, 30, 31, 33, 34, 35, 184 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların krokide (B) ile gösterilen bölümlerinin orman niteliğinde Hazine adına tesciline ilişkin yerel mahkeme kararı ONANMIŞ, Saray köyü 177 ada 10 ve 182 ada 60 ve 183 ada 19, 24, 37, 175 ada 1, 2, 3 ve 176 ada 2, 12, 14, 15 ve 177 ada 5, 10, 13, 14, 23, 27 ve 178 ada 15 ve 182 ada 5, 6, 9, 10, 11, 12, 21, 23, 24, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 59 ve 183 ada 20, 36, 38, 39 sayılı parsellerin tamamı ile 176 ada 11, 177 ada 7 ve 182 ada 33, 176 ada 3, 4, 6, 13, 177 ada 6, 8, 25, 178 ada 2, 182 ada 19, 20, 28, 29, 30, 35, 41, 73, 183 ada 12, 13, 30, 31, 33, 34, 35, 184 ada 12 ve 13 sayılı parsellerin krokide (A) ile gösterilen bölümleri, Saray köyü 177 ada 11, 2,21, 178 ada 1, 3, 5, 6, 7, 10, 11, 13, 14, 179 ada 4, 6, 7, 180 ada 4, 7, 8, 9, 11, 12, 26, 27, 28, 29, 30, 181 ada 2, 182 ada 1, 22, 31, 34, 42, 183 ada 3, 26 ve 29 sayılı parsellere ilişkin hüküm ise (Mahkemece orman içi açıklık niteliğinde olmadığı mera niteliğinde olduğu gerekçesiyle 177 ada 10 ve 182 ada 60 ve 183 ada 19, 24, 37, 175 ada 1, 2, 3 ve 176 ada 2, 12, 14, 15 ve 177 ada 5, 10, 13, 14, 23, 27 ve 178 ada 15 ve 182 ada 5, 6, 9, 10, 11, 12, 21, 23, 24, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 59 ve 183 ada 20, 36, 38, 39 sayılı parsellerin tamamı ile 176 ada 11, 177 ada 7 ve 182 ada 33, 176 ada 3, 4, 6, 13, 177 ada 6, 8, 25, 178 ada 2, 182 ada 19, 20, 28, 29, 30, 35, 41, 73, 183 ada 12, 13, 30, 31, 33, 34, 35, 184 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların krokide (A) ile gösterilen bölümlerinin kadastro tespitinin iptalleri ile … Köyüne ait mera olduğunun tespiti ile mera olarak sınırlandırılmalarına, özel sicile bu şekilde yazılmasına karar verilmiş ise de, mahkemece delillerin takdirinde hataya düşüldüğü, bir yerde orman kadastrosu yapılmışsa;
kural olarak, o yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümleneceği, köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan ve 4785 sayılı Yasa hükümleri uygulanarak orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştıracağı, çünkü, 3116 sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasının öngörüldüğü, bu nedenle; 4785 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen orman kadastro harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığının 4785, 5658 sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği, 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiği, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulduğu ve iade koşullarının yasada gösterildiği, Mahkemece yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli memleket haritası … fotoğrafı ile resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların dört yönünün de orman niteliğindeki taşınmazlar ile çevrili olduğu gibi memleket haritasında orman olarak gösterilen alanların devamında, kısmen yeşil renkli orman alanında kısmen de yapraklı orman ağacı sembolleri bulunan alanda kaldığı, zirai bilirkişi kurulunun 24/06/2008 tarihli raporlarında, çekişmeli taşınmazın genel olarak % 5 – 80’lere varan değişken eğime sahip olduğu, tüm arazide yabani meyveli meyvesiz ağaçlar (ahlat, alıç, erik, …, armut, … bitkileri, kuşburnu, çitlenbik ile tek ve çok yıllık ot ve otsu bitkilerin yanısıra … ve meşe ağaçlarının bulunduğunun belirtildiği, orman bilirkişi kurulunun davaya konu parselin genel gözleminde; çekişmeli yerin, ü ve Süvari Çayının güneyinde bulunan kuzey- kuzeybatı bakılı, … eğimli (yaklaşık % 30 – 40 eğimli) ve engebeli olduğundan, … taşınması (erozyon) olasılığı yüksek, … yamaçlar ve içinde aktif dereler bulunan 1000 metrenin üzerindeki yükseltilerden oluşan arazi olduğu, yaklaşık 30 – 40 yıl önce boş bırakıldığı ve halen işlenmeyen, verimsiz arazi durumunda olduğu, önceki zamanlarda kesilerek alandan uzaklaştırılmış olan orman bitki örtüsü kalıntılarının görüldüğü, taşınmazın tamamında ahlat, (yabani armut) yaygın olarak tek ağaçlar ile yabani erik, yabani elma, kuşburnu gibi ağaç ve çalıları bulunduğu, orman ağacı olarak da,münferit halde, grup halinde ve küme halinde, 40 – 80 yaşlarında karaçamların yanı sıra, meşe, diken …, …, … ağaçların bulunduğunun belirtildiği, çekişmeli taşınmazın,amenajman haritasında; (BM) + (BÇkM) – meşe, simgeleri ile gösterildiği, yine eski tarihli … fotoğrafında münferit olarak görünen yapraklı ağaç sembollerinin (meşe ağaçlarının) bulunduğu alanda yer aldığı, üzerinde fiilen de meşe ağaçlarının yetişmiş olduğu, orman ağaç türlerinden olan meşelerin ağır tohumlu ağaç grubunda olması nedeniyle rüzgar ya da diğer bir doğa olayı ile tohumlarının başka yerlere taşınmasının mümkün olmaması nedeniyle daha önce hiç meşe ağacı yetişmemiş bir taşınmazda tozlaşma usulüyle kendiliğinden yetişemeyeceği, önceden şu yada bu nedenle tahrip edilen meşe sürgünlerinin varlığını sürdürmesi nedeniyle baskının ortadan kalkması halinde yeniden orman haline dönüşeceği göz önüne alındığında, öncesi itibarıyla bu yerde meşe ağaçlarından oluşan orman bulunduğunun kanıtı olduğu, yine … … ahalisi tarafından (hudutları-…-dereliyüzü-… …-kabaca yaylağı meyanında vaki kavaklıburun namıdiğeri akkavak – çoturdeğirmeni – … – … – … – öteyüzde … … – bacıpınarı – … – … deresi … ve …) olan namıyaylak ve otlak ve … ve baltalıklarına fuzulen müdahale ederek çam ağaçlarını kesmek otlara hayvan sevkederek telef etmek üç adet davar ağılı inşa etmek suretiyle el atmalarının önlenmesi istemiyle açtıkları davada, … Mahkemesinin 21 … 97, 16 temmuz 96 tarihli kararında (miladi tarih 16/7/1880) dava konusu yerden baltalık ve koruluk olarak söz edildiği de göz önüne alındığında çekişmeli taşınmazın o tarihte dahi orman sayılan yerlerden olduğunu gösterdiği, yörede 4785 sayılı Yasa gözetilerek orman kadastrosu yapılmadığından, mahkemece mera olduğuna karar
verilen ve karara dayanak alınan … bilirkişileri … … ile … …’ın 09/06/2009 tarihli krokili raporlarında … renkte … parsel ve parsel bölümlerinin de orman olduğunun kabulü gerekeceği, ayrıca, … bilirkişilerinin 09/06/2009 tarihli krokili raporlarında davaya konu taşınmazların devamındaki tespit harici alan olarak gösterilen ve parsel numarası verilmeyen ve kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yerlerin dahi eski tarihli memleket haritasında ve … fotoğrafında orman sayılan ve orman bütünlüğündeki yerlerden olduğu için tespit dışı bırakılan bu taşınmazların dahi her zaman 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca her zaman orman sınırlandırması ile orman sınırı içine alınabileceği, kaldı ki; meraların aidiyeti ile ilgili olarak karar vermenin kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu halde … köyüne ait mera olduğunun tespiti ile mera olarak sınırlandırılmalarına, özel sicile bu şekilde yazılmasına karar verilmesi dahi usul ve yasaya aykırı olduğu,
Dava konusu olan 177 ada 11, 2 ve 21, 178 ada 1, 3, 5, 6, 7, 10, 11 ve 13 ve 14, 179 ada 4, 6 ve 7, 180 ada 4, 7, 8, 9, 11, 12, 26, 27, 28, 29 ve 30, 181 ada 2, 182 ada 1, 22, 31, 34 ve 42, 183 ada 3, 26 ve 29 parsel sayılı taşınmazların da yukarıda 2. bentte özellikleri açıklanan parseller ile aynı konumda olduğundan, orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu parseller hakkında herhangi bir hüküm kurulmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna” değinilerek BOZULMUŞTUR.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2011 gün ve 2011/5082-5893 sayılı kararıyla, davacı … vekili ile davalı HAZİNE vekilinin karar düzeltme istemi red edilmiş, 182 ada 17 parsel sayılı taşınmaz ile 177 ada 11, 2 ve 21, 178 ada 1, 3, 5, 6, 7, 10, 11, 13 ve 14 parsellerin ada numaralarında hata yapıldığından Dairenin 30/11/2010 gün ve 2010/13503-14828 EK. sayılı ilamının, SONUÇ bölümünün 2. bendindeki 8. satırda (üçüncü bentte açıklanan nedenler ile) kelimelerinden sonra gelen (77) rakamının ilamdan çıkarılarak; yerine, (177) rakamının yazılması, yine SONUÇ bölümünün 2. bendindeki 9. satırda (182 ada) ibaresinden sonra gelen (1) rakamının ilamdan çıkarılarak yerine (17) rakamının yazılması suretiyle DÜZELTİLMESİNE, temyiz incelemesi yapılmadığı anlaşılan Saray köyü 180 ada 10 sayılı parsel yönünden, davacı … vekili ile davalılar … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları red edilip, 180 ada 10 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) ile gösterilen bölümü hakkındaki hüküm ONANMIŞ, Orman Yönetimi vekilinin ve Hazine vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek, 180 ada 10 sayılı parselin krokide (A) ile gösterilen bölümü hakkındaki hüküm, Dairenin yukarda sözü edilen bozma kararındaki gerekçelerle BOZULMUŞTUR. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı köy tüzel kişiliğinin davasının REDDİNE, katılan … Yönetiminin davasının KABULÜNE, Beypazarı ilçesi köyü 177 ada 5, 10, 13, 14, 23 ve 27; 175 ada 1, 2 ve 3; 176 ada 2, 12, 14, 15; 178 ada 15, 182 ada 5, 6, 9, 10, 11, 12, 21, 23, 24, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 59 ve 60; 183 ada 19, 20, 24, 36, 37, 38 ve 39 sayılı parsellerin tesbitlerinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı köy 176 ada 3, 4, 6, 11 ve 13; 177 ada 6, 7, 8 ve 25; 182 ada 33, 178 ada 2, 180 ada 10, 182 ada 19, 20, 28, 29, 30, 35, 41 ve 73, 183 ada 12, 13, 30, 31, 33, 34 ve 35, 184 ada 12 ve 13 sayılı parsellerin kadastro tesbitlerinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 177 ada 2, 11, 21, 178 ada 1, 3, 5, 6, 7, 10, 11, 13, 14 sayılı parseller ile 179 ada 4, 6, 7, 180 ada 4, 7, 8, 9, 11, 12, 26, 27, 28, 29, 30, 181 ada 2, 182 ada 17, 22, 31, 34 ve 42 183 ada 3, 26 ve 29 sayılı parsellerin tamamının kadastro tesbitlerinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı köy tüzel kişiliği ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahditi bulunmaktadır. Daha sonra 02.10.1978 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen ilk orman tahditinin aplikasyonu, 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1990 yılında yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen 2/B uygulaması vardır.

-4-
2011/15250-15813

Mahkemece bozma kararı gereği işlem yapılarak hüküm kurulmuş olmasına, her ne kadar Saray köyü 182 ada 28 sayılı parselin tesbitinini iptali ile krokide (A) ile gösterilen 1356,06 m2 bölümünün ve (C) ile gösterilen 3023.67 m2 bölümlerin … köyüne ait mera olduğunun tesbiti ile mera olarak sınırlandırılmasına, (B) ile gösterilen 7170,27 m2 bölümün ise orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 26.06.2009 gün ve 1997/15-1 sayılı kararının … köyü tüzelkişiliği, … ve arkadaşları vekili, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.11.2010 gün ve 2010/13503-14828 sayılı kararı ile, diğer tüm temyiz itirazlarının reddiyle 182 ada 28 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1356,06 m2 bölümüne ilişkin hükmün onanmasına, krokide (B) ile gösterilen 7170,27 m2 bölüme ilişkin Orman Yönetiminin temyiz itirazları kabul edilerek bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilmesi için hükmün bozulmasına … verildiği, parselin (C) ile gösterilen bölümü hakkında diğer temyiz itirazlarının red edildiği, maddi hata sonucu Orman Yönetiminin bu bölüme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmediği, Orman Yönetimi, Hazine ve … köyü tüzelkişiliğinin karar düzeltme isteminde bulunduğu ancak maddi hata sonucu bu parsele ilişkin tüm karar düzeltme istemlerinin red edildiği, kısacası 182 ada 28 sayılı parselin krokisinde (C) ile gösterilen bölüm ile ilgili kararın temyiz incelemesinin yapılmadığı, bu nedenle bu bölüme ilişkin hükmün kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda bu bölümün de dört yönünün de orman niteliğindeki taşınmazlar ile çevrili olduğu gibi memleket haritasında orman olarak gösterilen alanların devamında, kısmen yeşil renkli orman alanında kısmen de yapraklı orman ağacı sembolleri bulunan alanda kaldığı, zirai bilirkişi kurulunun 24/06/2008 tarihli raporlarında, çekişmeli taşınmazın genel olarak %5 – 80’lere varan değişken eğime sahip olduğu, tüm arazide yabani meyveli meyvesiz ağaçlar (ahlat, alıç, erik, … armut … bitkileri, kuşburnu, çitlendik ile tek ve çok yıllık ot ve otsu bitkilerin yanısıra … ve meşe ağaçlarının bulunduğunun belirtildiği, orman bilirkişi kurulunun davaya konu parselin genel gözleminde; çekişmeli yerin, Saray köyü ve Süvari Çayının güneyinde bulunan kuzey-kuzeybatı bakılı, … eğimli (yaklaşık % 30-40 eğimli) ve engebeli olduğundan, … taşınması (erozyon) olasılığı yüksek, … yamaçlar ve içinde aktif dereler bulunan 1000 metrenin üzerindeki yükseltilerden oluşan arazi olduğu, yaklaşık 30-40 yıl – önce boş bırakıldığı ve halen işlenmeyen, verimsiz arazi durumunda olduğu, önceki zamanlarda kesilerek alandan uzaklaştırılmış olan orman bitki örtüsü kalıntılarının görüldüğü, taşınmazın tamamında ahlat, (yabani armut) yaygın olarak tek ağaçlar ile yabani erik, yabani elma, kuşburnu gibi ağaç ve çalıları bulunduğu, orman ağacı olarak da, münferit halde, grup halinde ve küme halinde, 40-80 yaşlarında karaçamların yanı sıra, meşe, diken …, …, … ağaçların bulunduğunun belirtildiği, çekişmeli taşınmazın amenajman haritasında; (BM) + (BÇkM) – meşe simgeleri ile gösterildiği, yine eski tarihli … fotoğrafında münferit olarak görünen yapraklı ağaç sembollerinin (meşe ağaçlarının) bulunduğu alanda yer aldığı, üzerinde fiilen de meşe ağaçlarının yetişmiş olduğu, orman ağaç türlerinden olan meşelerin ağır tohumlu ağaç grubunda olması nedeniyle rüzgar ya da diğer bir doğa olayı ile tohumlarının başka yerlere taşınmasının mümkün olmaması nedeniyle daha önce hiç meşe ağacı yetişmemiş bir taşınmazda tozlaşma usulüyle kendiliğinden yetişemeyeceği, önceden şu ya da bu nedenle tahrip edilen meşe sürgünlerinin varlığını sürdürmesi nedeniyle baskının ortadan kalkması halinde yeniden orman haline dönüşeceği gözönüne alındığında, öncesi itibarıyla bu yerde meşe ağaçlarından oluşan orman bulunduğunun kanıtı olduğu, yine, … … ahalisi tarafından (hudutları – … – dereliyüzü – … … – kabaca yaylağı meyanında vaki kavaklıburun namıdiğeri akkavak – çoturdeğirmeni – … – … – … – öteyüzde … … – bacıpınarı – … – … deresi … ve …) olan namı yaylak ve otlak ve … ve baltalıklarına fuzulen müdahale ederek çam ağaçlarını kesmek otlara hayvan sevk ederek telef etmek üç adet davar ağılı inşa etmek suretiyle el atmalarının önlenmesi istemiyle açtıkları davada, … Mahkemesinin 21 … 97, 16 temmuz 96 tarihli kararında (miladi tarih
16/07/1880) dava konusu yerden baltalık ve koruluk olarak söz edildiği de gözönüne alındığında çekişmeli taşınmazın o tarihte dahi orman sayılan yerlerden olduğunu gösterdiği, yörede 4785 sayılı Yasa gözetilerek orman kadastrosu yapılmadığından, mahkemece mera olduğuna karar verilen bu bölümünde orman olduğunun kabulü gerekeceği, ayrıca, … bilirkişilerinin 09/06/2009 tarihli krokili raporlarında davaya konu taşınmazların devamındaki tespit harici alan olarak gösterilen ve parsel numarası verilmeyen ve kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yerlerin dahi eski tarihli memleket haritasında ve … fotoğrafında orman sayılan ve orman bütünlüğündeki yerlerden olduğundan 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca her zaman orman sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin bu bölüme ilişkin davasının da kabulüyle bu bölümünde orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliğine ayrı ayrı yükletilmesine, Yargıtay’daki durum tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre 825,00.-‘şer TL avukatlık ücretinin … köyü tüzelkişiliğinden ayrı ayrı alınarak, kendini avukat ile temsil ettiren Hazine ve Orman Yönetimine ayrı ayrı verilmesine, 27.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.