YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9527
KARAR NO : 2010/8718
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, … görevlilerince düzenlenen rapor ve bu rapon doğrultusunda yapılan kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının … görevlilerince düzenlenen rapor ve bu rapor doğrultusunda yapılan Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, müfettiş raporunun ve davalı Kurum’un 13700123 nolu işleminin gerçekte idari para cezasının dayanakları olduğu, bu ihtilafla ilgili değerlendirme yapılması halinde idari para cezasının dayanağı belgeler hakkında karar verilmiş olacağı, oysa idari para cezasının yasaya uygun olup olmadığı konusundaki ihtilafların idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davaya bakmaya adli değil idari yargı yeri görevli olduğundan dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
506 sayılı Yasa’nın 130. maddesinin 4. fıkrasında ” sigorta müfettişlerince tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir” hükmüne yer verilmekte; 4857 Sayılı Yasa’nın 92. maddesine göre de “iş hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili memurlar tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir” denilmektedir. Somut olayda Kurum’un yetkili memurlarınca bu düzenlemeler kapsamında davacı işyerinde yapılan inceleme sonucunda … ve … isimli iki işçinin belli dönemlerde çalıştığı halde Kurum’a bildirimleri yapılmadığına dair 24.8.2009 tarihli rapor düzenlenmiş, bu rapora dayanılarak, 21.10.2009 tarihli 13700123 sayılı yazı ile davacı taraftan prim belgeleri düzenlenerek gönderilmesi istenmiş ve bu işçiler için aylık bildirgeler, ek prim bildirgeleri ve işe giriş bildirgesi Kurum’a verilmediğinden idari para cezasına ilişkin işlemlerin gerçekleştirildiği görülmüştür. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasa’nın 79 ve 80. maddeleri olup, müfettiş raporunun ve Kurumun 21.10.2009 tarihli 13700123 sayılı işleminin iptali ile idari para cezasının iptali işlemleri ayrı ayrı işlemlerdir. Davanın konusu idari para cezasının iptali istemi olmayıp bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği 506 sayılı Yasa’nın 134. maddenin açık hükmü gereğidir. Mahkemece işin esasına girilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemenin kabulüne göre de; dava, davacının iptalini istediği … raporunda çalıştıkları saptanan … ve …’ ın hak alanını ilgilendirdiği halde bu kişilerin yöntemince davalı olarak davaya katılımları sağlanıp gösterecekleri deliller toplanmadan yargılamaya devam edilmesi de hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.