YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21661
KARAR NO : 2013/7809
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibinin iptaline, borcun ödenmiş olması nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Yerel Mahkeme, temyiz harcı ve 56 TL posta giderinin yatırılmasına ilişkin muhtıra tebliğine rağmen davalı … vekilinin temyiz harcı ile anılan posta giderini yatırmadığı gerekçesiyle 27.06.2012 tarihli ek kararı ile davalı … vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3. maddesi çerçevesinde eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada, yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; buna yönelik olarak da ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. (H.G.K’nun 1.10.1969 gün ve 1969/2-47-719, 30.11.2005 gün ve 2005/5-634-680, 9.5.2007 gün ve 2007/12-278-249 Esas Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.)
Somut olayda; bu gereklere uygun bir muhtıra çıkarılmadığı, temyiz harcının açık ve net olmayan, seçenekli bir şekilde “¼ ü de olabilir” şekilde muhtıraya yazıldığı, bu muhtıranın davalı … vekiline 11.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği, muhtıra gereğinin 7 günlük kesin süre içinde yerine getirilmemesi üzerine Yerel Mahkemece 27.06.2012 tarihli ek kararla davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verildiği, davalı vekilince bu kararın süresinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece usulüne uygun olarak çıkartılmayan muhtıranın davalı vekili tarafından kesin süre içerisinde yerine getirilmemesi nedeniyle 27.06.2012 tarihli temyiz dilekçesinin reddi kararı usul ve yasaya uygun olmadığından, davalı vekilinin kararı süresinde temyiz ettiği kabul edilerek; mahkemenin 27.06..2012 tarih ve 2011/606-2012/108 E.K sayılı “temyiz dilekçesinin reddine” ilişkin kararının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/5. Maddesi uyarınca bozularak KALDIRILMASINA; asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının İNCELENMESİNE;
Davalı … vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı … vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 18/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.