YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/549
KARAR NO : 2011/1324
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 225 günlük hizmetinin iptal kararının iptaline ve emeklilik işlemlerinin ve buna bağlı haklarının verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, …Kırtasiye Limited şirketi unvanlı işyerinin sahte bir işyeri olduğu gerekçesiyle bu işyerinden bildirilen 225 günlük hizmetinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ve emeklilik işlemlerinin ve buna bağlı haklarının verilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 30.06.2008 tarihli yazısına göre 1019357 nolu …Kırtasiye Limited Şirketi unvanlı işyerinin Kurum müfettişlerinin yaptığı inceleme sonucunda sahte bir işyeri olduğu,bu işyerinden bildirilen sigortalıların hizmetlerinin bu nedenle iptal edildiği,bu kişiler hakkındaki savcılık soruşturmasının devam ettiği,Kurumun davacının 2002/ 3.dönemde 1 gün 2003/2 ve 3. Dönemlerde toplam 184 gün ve 2004/1 ve 2. dönemlerde 40 gün olmak üzere toplam 225 günlük hizmetini iptal ettiği,aylık şartlarını kaybettiği için 07/2007 itibariyle aylığını kestiği ve yersiz ödeme nedeniyle adına borç çıkardığı,Kurum müfettişinin 13.04.2007 tarihli raporuna göre, işyerinde yapılan denetim sonucunda 01.09.2005 tarihinden itibaren sözkonusu işyerinde gerçek bir çalışmanın varlığı, sigortalı çalıştırma tesbit edilemediğinden işyeri dosyası ve E bildirge kullanıcı kodu ve şifresinin iptal edilmesi,01.09.2005 tarihinden itibaren bildirilen kişilerin hizmetlerinin tamamının iptal edilmesi ve bazı sigortalılar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin rapor edildiği,Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/614 Esas sayılı dosyasında davacının dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan 43 nolu sanık olarak yargılandığı ve dava dosyasının halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, Kurum müfettişinin tesbiti sonucunda Kurum tarafından davacının çalışmalarının iptaline ve aylığının kesilmesine neden olan işlemlere konu olan işyerinde, davacının çalışmadığı halde sigortalılık vasfı kazandığı iddiasıyla suçlandığı,bununla ilgili ceza davasının halen derdest olduğu anlaşıldığına göre, ceza yargılamasının sonucu beklenilerek, tüm delillerin birarada değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken, mahkemece ceza davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu tanık sözleri ile yetinilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, 5502 sayılı Yasa’nın 36.maddesine göre davalı Kurum harçtan muaf olduğu halde başvururu harcının yargılama giderleri içine katılarak harç ödemekle yükümlü kılınması hatalı olmuştur.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.