YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7198
KARAR NO : 2010/8363
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum’dan 2.210,00 TL alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, kesinleşen mahkeme kararı ile 01/09/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiği halde, Kurum’un sonradan prim tahsil ederek aylık bağlandığını belirterek fazla ödediği bu primlerin yasal faizi ile kurumdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, istemin kabulü ile 2.210,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle Kurum’dan tahsiline karar verilmiş ise de bu sonuç doğru değildir.
Gerçekten, davacıya Yozgat 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 19/12/2006 gün ve 2006(1547-2006(1536 sayılı kararı ile 01/09/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının bu karar ile, 01/12/1987-31/08/2006 tarihleri arasında çakışan 20/06/1985-10/01/1994 tarihleri arasında ki 1479 sayılı yasaya tabi sigortalılığı ile 2003-2004 ve 2005 yıllarına ait toplam 164 günlük zorunlu 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süreleri dışında kalan sürelerde Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 01/09/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiği,Kurum’un bu karar üzerine, davacının tüm hizmet süresini esas alarak 4384 gün 2926 sayılı Yasa’ya, 164 gün SSK, 3080 gün 1479 sayılı Yasa’ya tabi hizmetleri üzerinden karar gereğince, 01/09/2006’dan başlamak üzere yaşlılık aylığı bağladığı uyuşmazlık konusu değildir. Davada ki uyuşmazlık Kurum’un kesinleşen mahkeme kararı ile davacının 2926 sayılı Yasa’ya tabi hizmetinin 20/06/1985-10/01/1994 tarihleri arasında “8 yıl 6 ay 20 gün” hizmet yerine, çakışma dışında da devam ettiğinin kabulüne ilişkin kesinleşen ilamı uygulamasından sonra bu sürenin 12 yıl 2 ay 4 güne çıkması sonunda, aradaki süreye ilişkin fark prim tahsilinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Sosyal güvenlik sistemimiz prim esasına dayalı olup, kişiler ödedikleri prim karşılığında hizmet ve diğer haklardan yararlanabilirler, bu nedenle, Kurum’un ilk hükmün icrası ile ortaya çıkan fark hizmet süresine ilişkin primleri tahsil etmesi yasa gereği olup, davacıdan yapılan prim tahsil işleminin yerinde olduğu açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, davanın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.