Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5323 E. 2011/8296 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5323
KARAR NO : 2011/8296
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yasal şartların oluştuğu tarihler arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine, 6111 sayılı Yasanın getirmiş olduğu ödeme kolaylığından faydalandırırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, çay üreticisi olması nedeni ile yasal koşulların oluştuğu dönemde Tarım … sigortalısı olduğunun tespitini istemiş, 22.03.2011 tarihli duruşmada ıslah beyanı ile 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının tarım … sigortalılığına ilişkin prim borçları bakımından davacının 6111 sayılı Yasanın 12 ve devamı maddelerinin getirdiği ödeme kolaylığından faydalanması gerektiğinin tespitine, davalı Kurumun davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç avukatlık ücreti , yargılama giderleri ve davacının 6111 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlandırılması yönünden yerinde değildir.
Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin, yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu diğer bir deyişle hangi tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiğini tespit edip, o taraf aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesine göre avukatlık ücreti takdir etmesi gerekir.
Somut olayda; davacının SGK Rize İl Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı 27.01.2011 tarihli dilekçesi ile 22.05.2007 tarih, 26529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7 nolu tebliğe göre 2926 Sayılı Yasa doğrultusunda ilgili kuruluşlarca yapılan prim tevkifatlarına istinaden tarım … sigortalılığının başlangıç tarihinin tesbitinin yapılmasını talep etmiş, talep tarihinden 3 gün sonra 31.1.2011 tarihinde ise aynı istemle dava açmıştır.Davacının Kuruma yaptığı başvuru neticesi davalı Kurum tarafından davacının talebi doğrultusunda tarım … sigortalılığının 01.07.1995 tarihinden itibaren başlatıldığı hususu Kurumun 07.02.2011 tarihli yazısı ile davacıya bildirilmiştir. Davacının kuruma yaptığı başvuru sonucunu beklemeden başvurudan 3 gün sonra dava açmış olması nedeni ile
dava açılmasında Kurumun kusurundan söz edilemez.Davacının başvurusu üzerine Kurumun 7.2.2011 tarihli yazısı ile makul sayılan süre içerisinde de davacıya talep neticesi bildirilmiştir. Bu durumda davalının hal ve durumu ile dava açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilerek Kurum lehine avukatlık ücretine hükmolunması gerekirken Kurumca davanın açılmasına sebebiyet verilmediği halde kurum aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmolunması ayrıca davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yaralandırılması hususunda bir talebinin olmadığı, bu nedenle dava edilmeyen bir konuda ıslah ile yapılandırma yasasından yaralandırılma talebinde bulunamayacağı kabul edilmelidir. Ancak davacının peşin maktu ıslah harcı yanında başvuru harcını da yatırarak talepte bulunması halinde ise bu durumun ek dava olarak değerlendirilmesi suretiyle talep hakkında bir karar verilmesi gerekir. Temyize konu dava dosyasında bunun da söz konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının 6111 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlandırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu ıslah harcı yatırılmadan yapılmasına göre usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. (6100 Sayılı H.M.K’nun 370/2) maddesi hükmü uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının avukatlık ücretine ve yargılama giderlerine dair (2.,4. ve 5.) bendinin tümüyle silinerek yerine,
2-Davacının bu konuda dava açma hakkı saklı kalmak üzere 6111 Sayılı Yasa’nın getirdiği ödeme kolaylığından yararlanmasının tesbitine ilişkin istemin reddine’
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 20/10/2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi