YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18080
KARAR NO : 2013/4292
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,18.08.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının boşanmasına rağmen birlikte yaşadığı eşinin,çocuklarının,babası ve kardeşlerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece,davacı …’ün maddi ve manevi tazminat davalarının ve davacı çocuklar … ve …’in maddi tazminat davalarının reddine karar verilirken, davacı çocuklar için ayrı ayrı 30.000,00’er TL, davacı baba için 10.000,00TL, davacı kardeşler için ise ayrı ayrı 3.000,00’erTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; 18.08.2006 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, kazanın oluşumunda %67 oranında davacılar yakını İsmail’in, %37 oranında ise davalı şirket istihdamlarının kusurunun bulunduğu,davacı …’ün ölen sigortalının boşandığı eşi olduğu,kolluk araştırması ve muhtar beyanından bu davacının sigortalı İsmail’den boşanmasına rağmen fiilen müşterek çocukları ile birlikte yaşadıkları ve davacı …’ün 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun herhangi bir gelir veya aylık aldığına dair bir kaydın dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır.
Gerçekten destek kavramı hukuki bir ilişkiyi değil fiili bir durumu ifade eder. Ne hısımlığa ve nede yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanmaz. Medeni Yasa uyarınca evlilik bağı kurulmasa bile karı-koca olarak bir araya gelerek bu amaç ve duygu ile yaşamın sürdürülmesi karşısında, kadınlar için fiilen ve düzenli olarak onun geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların normal akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi gelecekte de bu yardımı sağlayacak bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin destek sayılması gerekir. Bu nedenle, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle nikâhsız eşin destekten yoksun kalmaya dayalı olarak maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı vardır.
Bu açıklamalardan olarak somut olayda, davacı …’ın 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere, her ne ad altında olursa olsun herhangi bir gelir veya aylığının bulunmadığının anlaşılmasına göre, resmi olarak boşanmış olsa dahi ölen sigortalı ile birlikte karı koca gibi yaşayan bu davacının ölenin desteğinde olduğunun kabulüne göre durumunun dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilip maddi ve manevi tazminat davaları bakımından bir karar verilmesi yerine, … gerekçelerle davacı …’ın maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.