YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5485
KARAR NO : 2010/8473
KARAR TARİHİ : 16.06.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 275 ada 6, 276 ada 4, 563 ada 3, 271 ada 3, 272 ada 7 ve 274 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, müdahil Orman Yönetimi ise 563 ada 3 sayılı parselin 1992 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır. 271 ada 3 ve 274 ada 12 sayılı parsellerin davası tefrik edilmiştir. Mahkemece; Yönetimin davasının kabulüne, Hazinenin davasının reddine, dava konusu 563 ada 3 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına, 276 ada 4, 275 ada 6, 272 ada 7 sayılı parsellerin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeil taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 21.05.1992 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 18.01.2007 tarihinde ilan edilip kesinleşen 4999 Sayılı Yasanın 9. Maddesi gereğince fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılmıştır.
1) Davalının, 563 ada 3 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın yörede 1992 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı, orman niteliğindeki taşınmazlar üzerinde zilyetliğin söz konusu olamayacağı, yörede 4999 Sayılı Yasa gereğince yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının hatalı yapıldığı ve 1992 yılında kesinleşen orman sınırları içindeki alanların orman sınırları dışında bırakıldığı, ancak; 4999 Sayılı Yasa ile orman kadastro komisyonlarına orman sınırlarını değiştirme yetkisinin verilmediği belirlenerek taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalının bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün onanması gerekmiştir.
2) Hazinenin, davalı adına tescile karar verilen 272 ada 7, 275 ada 6 ve 276 ada 4 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; ziraat uzmanı raporunda taşınmazlarda 60 – 70 yaşlarında meyva ağaçları olduğu belirtilmişse de,orman bilirkişiden bu parseller hakkında rapor alınmamıştır. 563 ada 3 parselin incelendiği rapora ekli 1986 tarihli Memleket Haritasında diğer taşınmazlar da yeşil renkli alanda görülmektedir. Ancak, uzman bilirkişi bu parselleri incelememiş, yeşil rengin ne anlama geldiğini açıklamamıştır. Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ettiğine göre, tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesini ve daha eski tarihlerdeki kullanım durumunu ve tasarruf sınırlarını gösteren memleket haritaları
ve … fotoğrafları ile araştırma yapılarak, taşınmazların bu belgelerdeki konumunun açıklanması gerekir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten , tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen Orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift … fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ve tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, orman ya da 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, taşınmaz orman sayılan yerlerden değil ise öncesinin ne olduğu, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, kimden kime geçtiği ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraat uzmanından bu konularda bilimsel verilere dayalı, doyurucu rapor alınmalı, toplanacak deliller çerçevesinde taşınmazın kim adına, hangi nitelikle tescil edileceğine karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalının 563 ada 3 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının …’a yükletilmesine,
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin 272 ada 7, 275 ada 6 ve 276 ada 4 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsellere yönelik hükmün BOZULMASINA 16.06.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.