YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7960
KARAR NO : 2013/15867
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde çalışırken 10/05/2005 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyurak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 10/01/2005 tarihinde davalılara ait inşaatta geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılar … ve …’in işveren olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında resen gözönünde tutulması gerekir.Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir.
6100 sayılı HMK’nın 124.maddesine göre ” Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.”
Somut olayda, husumetin … Kuyumculuk Gıda İnşaat ve Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketine yöneltilmesi gerekirken, şirketin kurucu ortakları olan … ve …’e yöneltildiği, dolayısıyla dava dilekçesinde davalı tarafın yanlış gösterilmesinin maddi ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacıya maddi yanılgıyı düzelterek gerçek işvereni davada taraf haline getirmek üzere dilekçe sunmak ve tebliğe çıkarmak üzere önel verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davalılar … ve … yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacıya maddi yanılgıyı düzelterek gerçek işvereni davaya dahil etmek üzere dilekçe sunmak ve tebliğe çıkarmak üzere önel vermek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 16/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.