Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/2646 E. 2013/11193 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2646
KARAR NO : 2013/11193
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalı olduğu döneme ve askerlik süresinin borçlanmasına ilişkin Kurumca fazladan tahsil edilen primlerin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delilerle hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı 1.7.1985 tarihinde esnaf Bağ-kur sigortalısı olarak tesçil edildiğini 21.12.2006 tarihinde askerlik borçlanması yaparak bedelini ödediğini 6.1.2009 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunması üzerine davacıya yeniden askerlik borçlanması yaptırılarak bedelin ikinci kez 9.1.2009 tarihinde tahsil edilerek yersiz sağlık karnesi kullanımı gerekçesiyle 10.067.77 TL asıl alacak ve 3.548.71 TL faiz olmak üzere toplam 13.616.45 TL lik borç tahakkuk ettirildiğini oysa davalı Kurumun iddia ettiği usulsüz karne kullanımına ilişkin dönemde tüm sağlık primlerinin düzenli olarak ödendiğini toplam prim ödeme tutarının 8.341.73 TL olduğunu ancak emekli olabilmek için fazladan ödediği primler mahsup edilerek 5.326.00 TL’lik tedavi giderini Kuruma ödemek zorunda kaldığını ödenen bu miktar ile mükerrer tahsil edilen askerlik borçlanmasını yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın Kabulü ile 13.616.00 TL tedavi gideri ve faiz alacağı ile 1.766.00 TL mükerrer tahsil edilen askerlik borçlanması toplamı 15.382.00 TL ‘nin tahsiline karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının vergi kaydına istinaden 16.7.1985 tarihinde 1479 sayılı yasaya tabi sigortalı olarak tesçil edildiği 30.4.1987-31.3.2001 tarihleri arasında Bağ-kur isteğe bağlı sigortalı ,13.8.2001-31.3.2002 tarihleri arasında zorunlu 1479 sayılı yasaya tabi ,31.3.2002-27.1.2009 tarihleri arasında bağ-kur isteğe bağlı sigortalı olduğu ,davacının 13.12.2006 tarihli askerlik borçlanması talebi üzerine 21.12.2006 tarihli yazı ile kurum tarafından askerlik borçlanması talep edilerek borçlanma bedeli olan 2.495.80 TL ‘yi 08 kodunda 15.1.2007-4.5.2007 tarihleri arasında 6 aylık yasal süresi içinde ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacının 31.10.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı talebinde bulunması üzerine Kurum tarafından 25 yılı doldurmadığının bildirilmesi üzerine davacı yeniden 7.1.2009-27.1.2009 tarihleri arasında 20 gün daha isteğe bağlı sigortalılık primi ödemiş 4.2.2009 tarihli yazı ile de vergi kaydının 31.3.2002 tarihinde sona ermesi üzerine zorunlu sigortalılığını sona ererek düzenli prim ödemesi nedeniyle isteğe bağlı sigortalılığının başladığı ancak 4.10.2010 tarih ve 619 sayılı KHK ile 2.8.2003 tarih ve 4956 sayılı yasa gereğince isteğe bağlı sigortalıların sağlık pirim ödeyemeyeceği ve sağlık yardımlarından faydalanamayacağı hükmü uyarınca isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemde 7.3.2003-28.6.2008 tarihleri arasında yapılan 10.067.77 TL lik tedavi gideri yersiz sağlık karnesi kullanımı şeklinde değerlendirilerek 31.12.2008 tarihine kadar hesaplanan 3.548.71 Tl tutarındaki faizi ile birlikte toplam 13.616.45 TL borç çıkarıldığı ,ancak davacının bu dönemde ödediği sağlık primi toplamı olan 8.341.73 TL nin kurumun bildirdiği borçtan mahsubu için 16.2.2009 tarihi itibariyle mahsup talebinde bulunduğu kurumun cevap dilekçesinden mahsup işlemi yapılarak bu durumun 27.2.2009 tarihinde Dış kapı Sosyal Güvenlik Merkezine bildirildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar 4.10.2000 tarihli 619 sayılı KHK ve 2.8.2003 tarihli 4956 sayılı yasanın 37.maddesi ile 1479 sayılı kanuna et 11.maddesi uyarınca 1479 sayılı yasanın 24.maddesi kapsamında zorunlu sigortalıların sağlık yardımlarından faydalanabileceği hüküm altına alınmış ise de 4956 sayılı yasanın 47.maddesi ile 1479 sayılı kanuna eklene geçici 23.maddesinde “4.10.2000 tarihinden önce bu kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olarak kayıt ve tescili yapılıp sağlık sigortası primi ödemiş olanlar zorunlu sigortalılık kapsamından çıkarak isteğe bağlı sigortalı olanlar talepleri doğrultusunda sağlık sigortası primleri kesilmeyenler isteğe bağlı sigortalı olmak için talepte bulunmadan sigorta ve sağlık sigortası primlerini ödeyenler isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilirler.4.10.2000 tarihinden sonra zorunlu sigorta kapsamından çıkarak isteğe bağlı sigortalı olanlar bu sürelere ilişkin prim ve her türlü borçlarını bu maddenin yürürlük girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde talepte bulunmaları ve talep tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemeleri şartıyla bu kanun hükümleri çerçevesinde sağlık sigortası yardımlarından yararlanabilirler” hükmündedir.Davacı sağlık sigortası primlerini isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemlerde de aksatmadan ödemiştir.Anılan yasal düzenlemeler uyarınca davacının ihtilaflı dönemde sağlık yardımlarından yaralanabileceği açıkça ortadadır.Bu nedenle davacının 30.9.2002-31.12.2008 tarihleri arasında 10.067.77 TL tedavi gideri ve 3.548.71 TL lik faiz alacağına borçlu olduğu yönündeki Kurum işlemi yerinde değildir.Ancak Kurum tedavi giderinden kaynaklanan alacağın tahsili sırasında davacının bu dönemde ödediği sağlık primi toplamı olan 8.341.73 TL yi borcundan mahsup ederek davacıdan yersiz olarak 5.326.00 TL tahsil ettiğinden davacıya iadesi gereken miktar bu miktar ile askerlik borçlanması nedeniyle 9.1.2009 tarihinde mükerrer olarak tahsil ettiği 1.767.00 TL olup toplam 7.093.00 TL’nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken maddi yanılgıya dayalı bilirkişi raporu esas alınarak talep aşılmak suretiyle 15.582.00 Tl nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.Nitekim davacıda dava dilekçesinde açıkça 5.326.00 TL ile mükerrer ödediği askerlik borçlanması 1.767.00 TL nin tahsilini istemiştir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan hatalı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulü yerine yazılı şekilde ıslah edilen miktarın tamamının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.