Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10844 E. 2011/15864 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10844
KARAR NO : 2011/15864
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı köy tüzelkişiliği tarafından istenilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2007/11679-13993 sayılı bozma kararında; “Mahkemece çekişmeli taşınnmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve orman bütünlüğü içinde yeralmadığı, köy tüzelkişiliğine ait fıstık çamlığı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz 2000 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 36.764 m2 yüzölçümüyle ve fıstık çamlığı cinsiyle belgesizden davalı köy adına tesbit ve tescil edilmiştir. Orman bilirkişi raporunda taşınmazın kadastro paftası ile irtibatlandırılmaksızın kesinleşen orman kadastrosunda 495 – 496 orman sınır noktalarından geçen hattın dışında bırakıldığı, üzerinde fıstık çamı bulunmadığı, 28 dönümlük yerde 40 – 45 yaşlarında kızılçam ağacı ve 15 – 20 yaşlarında kızılçam gençliği olduğu, 7 – 8 dönümlük yerin boşluk halde bulunduğu açıklanmış, ziraat bilirkişi raporunda ise eğiminin % 15 – 20 olduğu, üzerinde çok dağınık halde muhtelif yaşlarda yabani antep fıstığı (çitlenbik) ve yabani armut bulunduğu belirtilmiştir. Her iki uzman bilirkişi raporunda açıklanan taşınmazın eylemli durumuna ilişkin bilgiler çelişkili olup, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamıştır.
O halde, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için yeniden yapılacak keşifte öncelikle taşınmazın kadastro paftası ile orman kadastro haritasının ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmeli ve bu haritalardaki konumu belirlenmeli, daha sonra eylemli durumu hakkında uzman bilirkişilerden net ve birbiriyle çelişmeyen raporlar alınmalı, taşınmaz kesinleşen orman sınırı dışında kalsa bile kısmen veya tamamen eylemli halde orman özelliği gösteriyorsa bu bölüm … bilirkişiye ölçtürülerek eylemli orman olan bölüm hakkında dava kabbul edilmeli, bunun dışında kalan bölüm yönünden de Hazine Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiasında bulunduğuna göre davalı köy bakımından zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve böylece elde edilecek delillere göre bir karar verilme” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu 101 ada 135 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı köy temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1970 yılında ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ile 1978-1996 yıllarında yapılıp kesinleşen 2. madde ve 2/B madde uygulamaları vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 24.11.2000 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkeme hükmü davalı köy muhtarına 24/05/2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 09/06/2011 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı temsilcisinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.