Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10513 E. 2013/5297 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10513
KARAR NO : 2013/5297
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi ve davacı vekilince cevapla birlikte duruşma istenilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalının işletmecisi ve aynı zamanda kiracısı olduğu gümüş mağazasının müvekkiline devri karşılığında davalıya toplam 40.000,00 TL. Meblağlı senet verildiğini, davalının kira sözleşmesini yenilemeyeceğine dair kiralayana 01.06.2010 tarihinde bildirimde bulunduğunu, ancak davalının daha sonra anlaşmadan vazgeçmesi üzerine müvekkilinin mağdur olduğunu, davalının kira sözleşmesini fesh etmeyeceğini, işe devam edeceğini söylediğini, bu durumda müvekkilinin mağazanın anahtarını mülk sahibine iade ettiğini, davalıya verilen senetlerin karşılıksız kaldığını ileri sürerek davalıya verilen 3 adet toplam 40.000 TL. Meblağlı senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında müvekkili tarafından işletilen gümüş dükkanının satış ve devri konusunda 01.06.2010 tarihinde sözleşme düzenlendiğini, bu satış ve devir karşılığında davacı tarafından toplam 40.000 TL. Meblağlı 3 adet bono keşide edilerek müvekkiline teslim edildiğini, ancak davacı tarafın hukuken geçerli bir sebep yokken bu sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmekten kaçınmak ve devraldığı iş yerinin bedelini ödememek için bu davayı açtığını, davacının fiilen iş yerini kendi POS cihazlarını yerleştirerek 15-20 gün kadar işlettiğini, davacının iş yerinde bulunan ürünleri de alarak iş yerini kapatıp gittiğini, müvekkilinin devir sözleşmesinin kendisine yüklediği edimleri yerine getirerek iş yerini içindeki ürünlerle birlikte davacıya devrettiğini, davacının iddialarının haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davalı taraf, davaya konu bonoları iş yerinde bulunan ve davacıya devredilen gümüş eşyalara karşılık aldığını ileri sürmüş ise de; gerek imzasını inkar etmediği dosya içersindeki 01.06.2010 tarihli sözleşmede bonoların iş yerinin devri için alındığının belirtilmesi, gerekse devrettiğini iddia ettiği eşyalar için herhangi bir fatura ya da başkaca bir belge sunmaması nedeniyle, bu savunmasına itibar etme olanağı bulunmadığı, 6570 Sayılı Gayrimenkul Hakkındaki Kanun’un 12. maddesi gereği, davalı tarafın kiracısı bulunduğu iş yerini sözleşmede açıkça izin verilmediğinden ve kiralayanın da muvafakati alınmadığından davacıya devredemeyeceği, bu nedenle de aralarında yapılan devir işleminin geçersiz olduğu, aynı Yasa’nın 16. maddesine göre de; kira ilişkisi kapsamında kira bedeli dışında, hava parası yahut başka bir nam altında para alınamayacağı, bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça iş yerindeki malların davacıya devredildiği hususu kanıtlanamadığından, alınan davaya konu bonoların 6570 Sayılı Yasanın 16. maddesi anlamında hava parası niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 01/06/2010 tanzim
tarihli 10/09/2010 vadeli 15.700,00.TL bedelli, 10/10/2010 vadeli 15.700,00.TL bedelli, 28/11/2010 vadeli 8.500,00.TL bedelli bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 990.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.