YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7423
KARAR NO : 2010/7306
KARAR TARİHİ : 22.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile; taleple bağlı kalınarak 50,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 12.11.1994 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin saklı tutulmasına, 7.500, 00 TL. manevi tazminatın 12.11.1994 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 2.500, 00 TL. manevi tazminatın 22.9.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminatın fazlasının reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden sigortalı davacının 15.9.1992 tarihinden beri davalı işyerinde çalıştığı, 12.11.1994 tarihinde seyyar pancar boşaltma makinasını yağlarken sağ elinin dört parmağının sıkışması sonucunda iş kazası geçirip % 11,1 oranında malul kaldığı, 22.9.1997 tarihinde ise pancar alımı sırasında operatör yardımcısı olarak toprak eleme havuzunu kontrolü sırasında havuza düşüp sol kolundan yaralandığı ve bu olay nedeniyle maluliyetinin bulunmadığı, Kurumca davacının birleştirmeyle % 11,1 oranında maluliyetinin bulunduğu kabul edilerek 20.6.2008 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayada mahkemece, maddi tazminat istemine ve 22.9.1997 tarihli iş kazasıyla ilgili manevi tazminata ilişkin olarak verilen karar yerinde ise de; 12.11.1994 tarihinde meydana gelen ve davacının % 11,1 oranında malul kaldığı iş kazasına yönelik manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Hizmet akdine dayanan bu tür iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında, zamanaşımı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. İş kazası 12.11.1994 tarihinde olmuş, manevi tazminat davası ise ek dava ile 14.9.2007 tarihinde, 10 yıllık sürenin dolmasından sonra açılmış ve davalı işverence de usulüne uygun şekilde cevap süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunulmuştur.
Bu durumda; davacının 12.11.1994 tarihinde meydana gelen ve % 11,1 oranında malul kaldığı iş kazasına yönelik manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken, aksi düşüncelerle kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.