Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/18192 E. 2013/5423 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18192
KARAR NO : 2013/5423
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine keşide edilen Afyonkarahisar 4.Noterliğinin 02/08/2010 tarih 4582 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile …Eller Ltd. Şti.nin kullandığı krediye ait hesabın kat edilerek davacıların da bu krediye kefil olmaları nedeniyle ihtarnamedeki miktarın müştereken ve müteselsilen ödenmesinin istendiğini, müvekkillerinin ihtarnamedeki sözkonusu krediye herhangi bir kefaletlerinin bulunmadığını, müvekkillerinin 2004 yılında kefil oldukları kredi borcunun ödendiğini ve hatta teminat olarak alınan ipoteklerinde fek edildiğini belirterek müvekkillerinin Afyonkarahisar 4.Noterliğinin 02/08/2010 tarih 4582 yevmiye numaralı ihtarnamesine konu alacaktan borçlu olmadıklarının tespitine, davalı banka tarafından yargılama sırasında takip yapılması halinde müvekkillerinden cebri icra yoluyla tahsilat oluşması halinde ödenecek bedellerin istirdatına ve müvekkilleri lehine %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ….,-Eller ltd. Şti ile müvekkili banka arasında çeşitli tarih ve sayıda genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelerden davacıların müşterek ve müteselsil borçlu olarak imza attıklarını, kredi borçlusunun borçlarında temerrüde düşmesi nedeniyle 02/08/2010 tarihinde Afyonkarahisar 4.Noterliğinin 2010/4582 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesap kat edilerek ihtarnamenin keşide edildiğini, davacıların kefaletlerinin olmadığı iddiasının doğru olmadığını, davacıların bugüne kadar imzalamış oldukları kefillikten feragat etmediklerini, imza attıkları sözleşmelerden kaynaklanan borcun tamamından sorumlu olduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre, 18/11/2004 tarihinden itibaren kullandırılan borçlu cari hesap kredisinin 05/08/2005 tarihinde sıfırlandığı, 1,5 yıl sonra 21/02/2007 tarihinde 299.500,00 TL tutarında yeniden kredi kullandırıldığı, Afyonkarahisar 4.Noterliğinin 23/07/2009 tarih 004584 yevmiye sayılı kat ihtarnamesinde 21/07/2007 tarihinde yeni bir sözleşme imzalandığının açıkça ifade edildiği, kesin süreye rağmen davalı banka tarafından 21/02/2007 tarihli sözleşmenin dosya kapsamına ibraz edilmediği, davacıların kefalet sorumluluklarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın menfi tespit açısından kabulüne, istirdatla ilgili hususun yargılama sırasında herhangi bir ödemenin olmaması nedeniyle sübut bulmadığından reddine, takip yapan alacaklı bankanın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu Afyonkarahisar 4.Noterliğinin 02/08/2010 tarih 4582 yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirtilen borcun 21/02/2007 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu hususunda davalı banka tarafından Afyonkarahisar 4.Noterliğinin 23/07/2009 tarih 004584 yevmiye sayılı kat ihtarnamesinde aynen “22/07/2009 kat tarihi itibariyle 21/07/2007 tarihli kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını ve sözleşmeye istinaden” şeklinde ikrar edildiği, bu sözleşmenin davalı banka tarafından kesin süreye rağmen dosya kapsamına ibraz edilmediğinden davacıların kefilliklerinin tespit edilemediği gerekçesiyle menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir. Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde ve aşamalarda dava dışı şirket ile müvekkilleri arasında kullandırılan 5 adet kredi sözleşmesi olduğunu, bunlarında dosya kapsamına ibraz edildiğini ifade etmiştir.
Mahkemece üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu ihtarnamede belirtilen alacağın hangi kredi sözleşmesinden doğduğu ve davacıların borcu olup olmadığı ve varsa ne kadar olduğu hususlarında ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli, dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunu da irdeleyen yeni bir rapor alınması için dosyanın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.