YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15959
KARAR NO : 2013/21143
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Mayıs 1997 – 07.04.2004 tarihleri arasında davalı işverenlere ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının davalı şirketlere bağlı olarak ve bu şirketlerin emir ve talimatları altında çalıştığına dair herhangi bir belge bulunmadığı, buna göre davacının iş hukuku kapsamında davalı şirketlere bağımlı olarak hizmet akdi ile değil kendine özgü fiili duruma dayalı bir çalışma içinde olduğu, açılan hizmet tespit davasında unsurlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava nitelikçe 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinden kaynaklanan ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbitine ilişkindir.
Hizmet akdinin unsurları; 1-Hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, 2-Hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi 3-Edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması 4-Edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır. Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur.
Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre “zaman” ve “bağımlılık” unsurları hizmet aktinin ayırıcı ve belirleyici özellikleridir. Çalışan kişi 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 313. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 393.) maddesinde öngörülen çerçeve içinde “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarını gerçekleştirecek biçimde çalışmaktaysa aradaki çalışma ilişkisi hizmet aktine dayanıyor demektir. Bilindiği gibi zaman unsuru çalışanın iş gücünü belirli, ya da belirli olmayan bir süre içinde işverenin buyruğunda bulundurmasını kapsar. Hiç kuşkusuz çalışan bu süre içinde işveren veya vekilinin buyruğu ve gözetimi altında (bağımlı olarak) edimini yerine getirecektir.
Burada sözkonusu olan bağımlılık ise her an ve durumda çalışanı denetleme ve buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı, bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 1001553 sicil numaralı Halk Ulaşım San. Ve Tic. A.Ş. işyerinin 01.03.1993 tarihinde, 1119989 sicil numaralı … Halk Ulaşım A.Ş. işyerinin de 03.01.2005 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davalı işverenlerce davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmediği ve çalışmalarının bildirilmediği, dava konusu dönemde 01.10.1999 – 01.2.2000 tarihleri arasında 1055541 sicil numaralı Karadeniz İnş. Mad. Gıda Tic. Ltd. Şti’de davacının çalışmalarının bildirildiği, davalı Halk Ulaşım San. Ve Tic. A.Ş.’nin 09.10.1992 tarihinde kurulduğu, 22.10.2005 tarihinde şirketin tasfiye kararının alındığı, bu hususun 28.10.2005 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacı adına düzenlenmiş olan … BB Özel Halk Otobüsü Denetim Kartı ve Halk Ulaşım San. Ve Tic. A.Ş.’ye ait telsiz kullanım kartı olduğu görülmüştür.
Somut olayda, davacının Cevizlibağ Durağında, Kadıköy’de ve Mecidiyeköy’de değnekçi olarak görev yaptığı, görevlendirilmesinin davalı şirketler tarafından yapıldığı, ücretinin şoförler tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacının durakta çalışan halk otobüsü sahiplerine günün belli saatlerinde de olsa bir hizmet sunmakta olduğu ve bu hizmet karşılığında günlük olarak belli bir ücret aldığı anlaşılmasına rağmen hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığına karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; davalı şirketlerin tasfiye edilip edilmediğini araştırmak, tasfiye edilmiş ise usulüne uygun bir şekilde ihyasını sağlamak, davacının 01.10.1999 – 01.2.2000 tarihleri arasında başka işyerinde çalışmasının görülmesine göre bu tarihten önceki çalışmalar yönünden hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışmak, yapılan işin niteliğini, günlük kaç saatlik bir mesaiyi gerektirdiği, günlük ne kadar ücret karşılığında yapıldığını belirlemek, dava konusu dönemde söz konusu durakta çalışan kayıtlı şoförler ile gerektiğinde işyerine komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurmak ve davacı tarafından gösterilecek tüm delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile ve davacının gösterdiği deliller toplanmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.