Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/2211 E. 2013/11160 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2211
KARAR NO : 2013/11160
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01/10/2001 – 23/01/2003 ile 01/10/2004 – 15/03/2005 tarihleri arasında aralıksız asgari ücretle, 15/03/2005 – Ağustos/2007 tarihleri arasında aralıksız aylık 1500,00 TL. ücretle, Eylül/2007-Ağustos 2008 arası aylık 1.600,00TL net ücretle aralıksız olarak,Eylül 2008-05/01/2009 tarihleri arasında aralıksız aylık 2.000,00 TL. ücretle davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının 23.01.2003 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 22.01.2003 tarihinde Kuruma verildiği, davalı 14950 nolu işyerinde 23.01.2003-31.12.2003 tarihleri arasında tam,25.03.2005-12.06.2005 tarihleri arasında kısmi,2005/8.ayda de 2 gün,02.09.2005-16.02.2009 tarihleri arasında, 2008/11. ve 2009/1,2.aylar dışında tam bildirildiği, 2003 yılı ve 2006-2009 tarihleri arasını kapsayan dönem bordrolarının getirtildiği,2003 öncesine ilişkin dönem bordrolarının bulunmadığı, davacının 08.09.2000-16.10.2003 tarihleri arasında yüksek lisans, 31.03.2004-30.09.2004 tarihleri arasında ise askerlik görevini yaptığı, 2003 öncesi dönem bordroları istenmediği için tanıkların bu dönemde kayıtlı çalışan olup olmadıklarının tespit edilemediği,davacının yüksek lisans yaptığı dönemde fiili olarak çalışıp çalışmadığının tespiti amacıyla okula devam mecburiyetinin olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, mahkemece işyerine ait tüm dönem bordroları getirtilmeden, davacının yüksek lisans yaptığı Kurumdan devam mecburiyeti olup olmadığı, bu öğrenimi sırasında tam gün çalışmasının mümkün olup olmadığı araştırılmadan, gerektiğinde davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş başkaca bordro tanıklarının yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davalı iyerinin talep edilen döneme ait tüm dönem bordrolarını getirtmek, dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadığını ve talep edilen tüm dönemde kayıtlı çalışan olup olmadıklarını denetlemek, gerektiğinde davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş başkaca bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını veya işverenleri tespit … beyanlarına başvurmak, davacının yüksek lisan yaptığı Kurumdan devam mecburiyeti olup olmadığını, davacının devam ettiği ders saatlerini sormak, bu öğrenimi sırasında tam gün çalışmasının mümkün olup olmadığını araştırmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Kabule göre de, 01.01.2004-02.01.2004 tarihleri arasında 2 çalışma günü bulunduğu halde 32 gün çalıştığının tespitine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan Tunç Yayınları Ve Özel Eğitim Kurumları Ltd. Şti.’ne iadesine 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.