YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5182
KARAR NO : 2013/11168
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 11/04/2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacıların temyizine gelince;
Dava, davacıların 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı iken 11.10.2004 tarihinde ölen oğullarından dolayı davacılara iş kazası geliri yanında ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 24.maddesinde hangi hallerde sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı, 65. ve 69. maddelerinde ise hangi hallerde sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacağı belirlenmiştir.Yasa’nın öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine aylık bağlanamayacağı açık-seçiktir. 506 sayılı Yasa’nın 65.maddesinde ölüm sigortasından sağlanan yardımlar arasında, ölen sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına aylık bağlanmasının yer aldığı, 69.maddesinde ise, sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken aylıkların toplamının, sigortalıya ait aylıktan … olması halinde, artanının, eşit hisseler halinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına aylık olarak verileceği, ancak, bunların her birinin hissesinin sigortalıya ait aylığın %25’ini geçemeyeceği belirtilmiştir.
Öte yandan, aynı Yasa’nın 92.maddesine göre ise, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir. Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmadan önce iş
kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan ve sermayeye çevrilen gelirler ile yaşlılık sigortasından yapılacak toptan ödemelerde bu fıkra hükmü uygulanmaz. Malullük sigortasından aylık bağlanmasına ve yaşlılık sigortasından toptan ödeme yapılmasına hak kazanan sigortalıya yalnız aylık verilir.
Somut olayda, Kurumun davacıların çocuklarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle sigortalının anne ve babası olan davacılara 11.10.2004 tarihinden itibaren iş kazası geliri bağladığı ancak hem iş kazası geliri hem de ölüm aylığının birlikte bağlanamayacağı gerekçesiyle ölüm aylığı talebini reddettiği, davacıların sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmadıkları, Kurumca bağlanan iş kazası geliri dışında başkaca gelir veya aylık almadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sözkonusu Yasa’nın 92.maddesinde ölüm sigortası ile iş kazası sigortasından hak kazanılan gelirin birleşmesi durumunda hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısının bağlanacağı, bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısının verileceği bildirildiğine göre bu yasal düzenleme gözetilerek davacılara iş kazası gelirinin yanında ölüm aylığının da bağlanması gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, hak sahibi ana ve baba yönünden 506 sayılı Yasa’nın 92.maddesindeki düzenleme göz önünde bulundurularak aylığa hak kazanıldığı tarih itibariyle bu aylık ve gelirlerden hangisinin yüksek olduğunu ya da aylıkların eşit olup olmadığını ilgili Kurumdan sormak ve sonucuna göre davacıların ölüm aylığı istemi ile ilgili bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacılara iadesine, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.