YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11476
KARAR NO : 2010/8647
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Temmuz 1997- 28.2.2005 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının , davalıya ait işyerinde Temmuz 1997-28.02.2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır
Dosyadaki kayıt ve belgelerden;Kurumdan dava konusu döneme ait dönem bordrolarının gönderildiği, davacının davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarına ait Kuruma yapılan bir bildirimin bulunmadığı, davacı tarafından sunulan davalı işverene verilmek üzere düzenlenip, tarihsiz bir kısım köylülerin imzasını içeren süt paralarının alınması için vekil tayın ettiklerine dair adi yazılı belge ve bir kısım tanıklar davacının süt toplama merkezinde sabah ve akşam ikişer saat günde toplam dört saat, bir kısım tanıklar birer saatten günde toplam iki saat kadar çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Somut olayda toplanan delillerin hüküm vermeye yeterli olmadığı dikkate alınmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, dinlenen tanıklar isimleri bordroda yer alan kişilerden değildir.Bu nedenle dava konusu dönemin tamamında çalışan dönem bordrolarında adı geçen çalışanlar arasından resen seçilecek tanıklar belirlenip, davacı …’ın davalı şirket elemanı olarak mı yoksa kendi hesabına çalışan bir kişi mi olduğu, davalı çalışanı ise çalışmanın geçtiği tarihler ve gün içindeki saatleri konusunda beyanlarına başvurmak, varsa davacının işyeri dosyası ile ücret ödeme belgelerini getirtmek, ücretin tam gün çalışmaya göre mi yoksa çalıştığı saatlere göre mi ödendiği dair işyerinden ayrıntı bilgi almak, süt toplama işinin soğuk sistemin kurulduğu tanker v.b. araçlarla yapılması gerektiğinden,davacı …’ın böyle özel süt toplama aracı kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa bu aracın kime ait olduğu , benzin v.b. giderlerinin kimin tarafından karşılandığı, toplanan sütün bozulması halinde mesuliyetin kime ait olduğu ,olayın anlaşılması için aydınlığa kavuşturulmalıdır. İşveren tarafından …’a ödenen süt ücreti ile müstahsillere ödenen süt ücreti arasında bir fark olması halinde bu durumun davacının müstahsillerden süt toplayıp davalı şirkete süt sattığının karinesi kabul edilmelidir. Tanık beyanları ve dosya kapsamına göre davacının hangi tarihler arasında, part-time olarak sabah ve akşam hangi saatler arasında ve hangi tarihler arasında da tam gün çalıştığı belirlendikten sonra, varsa part-time çalışmanın geçtiği günler yönünde günlük çalışma saatleri belirlenip 7,5 saat bir gün üzerinden yapılacak hesaplamaya göre sonuca gidilmesi gerekir. Öte yandan davacının 01.02.2000 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kurlu olarak tescil edilmiş olması SSK lı çalışmasına engel değildir.SSK lı çalışmasının sabit olması halinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığı sona erer.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi