Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6047 E. 2010/7935 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6047
KARAR NO : 2010/7935
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, maddi tazminat isteminin atiye terkine, manevi tazminat isteminin ise yazılı gerekçelerle reddine karar vermiştir.
Dosya içeriğinden, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiği ve % 11 oranındaki maluliyeti kesinleşerek Kurum’ca gelir bağlandığı, iş müfettişliğinin 27.6.2003 tarih, 67 sayılı raporuna göre; olayda, kazalının % 75, işverenin ise % 25 oranında kusurlu oldukları tespitinin yapıldığı, Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinde, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet verme suçundan görülen davada işveren hakkında meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile 17.4.2003 tarih ve 2003/108 sayılı karar ile beraat kararı verildiği, karara esas alınan bilirkişi heyeti raporunda kazalının % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı dosyada işverenin 5/8 , kazalının 3/8 oranında kusurlu olduğunu bildiren bilirkişi raporunun da bulunduğu, mahkemenin ceza davasında verilen kararı dikkate alınarak sonuca gittiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bilirkişi heyetinin kazalının % 100 kusurlu olduğuna ilişkin raporu itibariyle işverenin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi’in 2003/108 sayılı kararı ile verilen beraat kararı esas alınarak sonuca gidilmiştir. Oysa Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinde sabit olan maddi olgulara bağlı ise de kusur oranı ile bağlı olmadığı gibi verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Olay, iş kazası olup, iş hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu bağlamda, dosyadaki iş müfettişinin, işvereni de kusurlu olduğunu belirten raporunu dikkate alınmadığı gibi ceza dosyasındaki çelişkili bilirkişi raporları da göz ardı edilmiş, aradaki farklılıklar giderilmeksizin karar verilmiştir.
İş Kanunundan doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullarını göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nin ilgili maddelerini incelemek suretiyle , işverenin işyerinde alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. Hal böyle olunca ceza davası kararına esas alınan kusur raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere, konuyu İş Kanunu’nun 77. maddesi ve işyerinin niteliğine göre işyerinde uygulanması gereken İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri çerçevesinde inceletmek, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek ve sonucuna göre davacının manevi tazminat istemi hakkında bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 5.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.