Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7322 E. 2011/15803 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7322
KARAR NO : 2011/15803
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Müdürlüğünü temsilen Hazine avukatı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4. maddesine göre yapılan kadastroda … ilçesi … 13278 ada 3 parsel sayılı 5522,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ve … oğlu 1975 doğumlu … kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, 30.06.2010 tarihli dilekçesiyle, taşınmaz kendi kullanımında olduğu halde, yanlışlıkla … kullanımında olduğunun yazıldığı, bu hatanın giderilerek taşınmazın kendi kullanımında olduğunun yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … 13278 ada 3 sayılı parselin 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiğinin tesbitine ve Maliye Hazinesi adına tesciline, 13278 ada 3 sayılı parselin … ve 13278 ada 4 sayılı parselin ise … kullanımında olduğunun beyanlara yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … Müdürlüğünü temsilen Hazine Avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu Çam köyde 1 ila 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ila 23.12.1963 tarihleri arasında ilan edilmiş, ikinci arazi çalışması 1976 ila 1980 yıllarında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 tarihinde ilan edilmiş dava konusu taşınmaz bu işlemlerde orman kadastrosu sınırları içinde bırakılması ve 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması nedeniyle tapulama/kadastro dışı bırakılmıştır.
Kadastro tesbitine itiraz davalarında davalı sıfatı tesbit maliki Hazineyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi yada kişilere aittir. Yüksek Hukuk Genel Kurulunun HGK.2010/7-70-86 sayılı kararında da değinildiği gibi, aleyhine dava açılanların davalı sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1.maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir. Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi, davalının temsilcisinde yanılmış olması halinde olduğu gibi olanak dahilindedir. Somut olayda, Kadastro Müdürlüğü’nün davalı gösterilmesinin ve Hazine vekili tarafından temsil edilmiş olmanın temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
Çekişmeli … 13278 ada 3 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları iç indeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu yönü tartışmasızdır. davanın niteliğine göre, husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesinde sadece Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenin istenenin Kadastro Müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak sadece kadastro müdürlüğüne yöneltildiğinden söz edilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece temsilde yanılma hali resen gözetilerek, davanın tesbit maliki Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devam edilmelidir.
Diğer taraftan, çekişmeli 13278 ada 3 sayılı parselin davacı … davalı tarafından bölümler halinde kullanıldığı iddia ve kabul edildiğine göre, bu bölümler araştırılıp, iddia ve savunma delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre, 3402 sayılı Yasanın 1. maddesinde düzenlenen Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi gereğince, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermeli, … tarafından dava açılmadığı, 13278 ada 4 sayılı parselin dava konusu olmadığı, hakimin dava ile bağlı olduğu, dava konusu olmayan parsel hakkında karar verilemeyeceği gözetilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden yargılama devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesin yer olmadığına 27/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.