YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1866
KARAR NO : 2011/1252
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 4 yıl doğum borçlanmasına esas hizmet süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan davada karar vermeye yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava , davacının 04.09.1987 ve 03.08.1991 tarihlerinde doğum yapması nedeniyle 4 yıl doğum borçlanması yapabileceğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı , davalı Kurum lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasının doğru olmadığını ileri sürerek temyize gelmiştir.
Uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde; Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur, hükmü düzenlenmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 24.03.2010 tarihinde davalı Kurumdan borçlanma talebinde bulunduğu, Kurumca 24.03.2010 tarihli cevap ile doğumun çalıştığı işten ayrıldıktan sonra 300 gün içinde olmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiği, davacının 01.06.2010 tarihinde dava açtığı, dava devam ederken davalı Kurumca doğum borçlanmasına ilişkin yeni bir tebliğ yayınlandığı, davacının bu tebliğe istinaden 30.09.2010 tarihinde yeniden talepte bulunduğu, Kurumca 13.12.2010 tarihinde davacının borçlanma talebinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece ,dava açıldıktan ve deliller toplandıktan sonra davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği,davalı lehine avukatlık ücretine hükmedildiği ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı anlaşılmış olup,dava açılmadan önce davalı Kuruma başvuran davacının talebinin reddedilmesi nedeniyle bu davanın açıldığı, hal böyle olunca davanın açılmasına davalı Kurumun neden olduğu,dava açıldıktan ve delillerin toplanmasına ilişkin ara kararlarının gereği yerine getirildikten sonra davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğine göre, davalı kurum yararına avukatlık ücretine hükmolunması ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının silinerek yerine,
“1-Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin yatırılan 34,30 TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 24.80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.