Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/7482 E. 2013/7949 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7482
KARAR NO : 2013/7949
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin ve itiraz komisyonu kararının iptaline tekrar asgari işçilik hesaplaması yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, Karayolları Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğünce ihale yoluyla davacı şirkete verilen “Uşak Dahili Yollarına Astarlı-Astarsız Sathi Kaplama Yapılması” işi nedeniyle Kurumda tescilli “4.4009.01.01.1010916.64.01.93” sicil sayılı işyerinde SGK müfettişince yapılan asgari işçilik incelemesi sonucunda Kurumca tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcundan davacı şirketin sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hatalı Kurum işleminin ve itiraz komisyonu kararının iptaline karar verilmiştir.
Dava dilekçesine konu iddia ve istemler hakkında yöntemince bir araştırma yapılmadan Kurum müfettişi tarafından hazırlanan raporun ve bu rapora istinaden Kurumca yapılan prim ve gecikme zammı tahakkuku işlemlerinin yasal mevzuata aykırı ve hatalı olduğu yönünde sağlıklı bir tespit yapılamaz. 506 sayılı Yasa’nın 130.maddesinde belirtildiği üzere işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarının belirlenmesi titiz bir araştırma ve inceleme gerektirdiği gibi Kurumun eksik işçiliğe dayalı re’sen prim ve gecikme zammı tahakkuku işlemine karşı itiraz ve dava yolu öngörüldüğüne göre mahkemenin de önüne gelen uyuşmazlığı yeterli ve gerekli bir araştırma ile tereddüte yer bırakmayacak sağlıklı biçimde çözüme kavuşturması gerekir. Aksi hal Kurumun yaptığı işlemlerin peşinen doğru veya yanlış olduğunun kabulü anlamına gelir ki bu yorum Kurum işlemlerine karşı itiraz ve dava yolu imkanı veren Kunun’un özüne ve hukuk Devleti anlayışına ters düşer.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek hukukçu, inşaat mühendisi ve serbest muhasebeci mali müşavirden (veya yeminli mali müşavir) oluşan üç kişilik bilirkişi kurulu oluşturularak tarafların iddia ve savunmalarını karşılayan, açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tek bilirkişi tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Asgari işçilik incelemesine konu inşaat veya ihale konusu işin tamamının işyerinde çalışan sigortalılarca yapılması mümkün olduğu gibi işin bir kısmının fatura veya Vergi Usul Kanunu’na uygun gider belgeleri karşılığında başka işyerinde çalışan sigortalılara veya Kanun’un (4/1-b) maddesi kapsamında kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlara yaptırılması da mümkündür. Gerçek bir hukuki ilişki için Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak düzenlenen malzemeli işçilik veya salt işçilik faturaları ile diğer gider belgeleri eksik işçilik tutarının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
İhale konusu işe dair asgari işçilik incelemesinde sunulan malzemeli veya salt işçilikli faturalarının değerlendirmeye esas alınabilmesi için faturayı düzenleyen üçüncü kişinin bu faturayı düzenleme hak ve yetkisine sahip olması ve faturanın gerçek bir hukuki ilişki için düzenlenmesi gerekir. Asgari işçilik incelemesinde; faturanın gerçek olup olmadığının faturayı düzenleyen kişi yada kurumun belge ve kayıtları incelenmek suretiyle araştırılmasına karşı inceleme adı verilmektedir.
5510 sayılı Kanun’un 85 ve 86.maddelerine göre faturayı düzenleyen üçüncü kişiler SGK müfettişince istenecek her türlü kayıt ve belgeleri incelemek üzere sunmak, istenecek bilgileri vermek, mevzuat gereği tutulması zorunlu bulunan her türlü kayıt ve belgeleri teftişe sunmak zorunda olup bu hükümlere aykırılık halinde yükümlüler hakkında Kanun’un 102.maddesine göre idari para cezası uygulanır.
Faturaya konu iş gerçek bir durumu yansıtmıyor ise “naylon fatura” sayılır ve hiçbir biçimde incelemede dikkate alınmaz. Sahte (naylon) fatura, VUK’un 359.maddesine göre gerçekte herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı halde düzenlenen fatura olarak tanımlanabilir.
Faturanın gerçek (doğru) olup olmadığının belirlenmesine yönelik karşı incelemenin sağlıklı biçimde yapılabilmesi için faturayı düzenleyen işyerinin işyeri sicil numarasındaki işkolu kodunun faturada yazılı işe uygun olup olmadığı ve faturayı düzenleyen işyeri dosyasından Kuruma bildirilen sigortalıların faturaya konu işi yapabilecek sayı, nitelik ve kapasiteye sahip olup olmadığı titizlikle incelenmelidir.
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 28.maddesine göre işkolu kodu; yapılan işin Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesine göre hangi iş koluna girdiğini belirtmeye yönelik olup dört hane rakamdan ibarettir. Asgari işçilik incelemesinde değerlendirmeye esas alınan faturada belirtilen işin bu faturayı düzenleyen işyerinin işkoluna uygun olması yani bu işyerinin bu işi yapabilecek nitelikte bir işyeri olması gerekir.
İşkolu kodunun farklı olması başlıbaşına faturanın geçersiz olması sonucunu doğurmaz. İşkolu kodu farklı olsa dahi yapılacak inceleme sonucunda faturanın gerçek olduğu saptanır ise incelemede dikkate alınması gerekir. Ne varki bu yönde bir kabul için faturanın gerçek olduğuna dair hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir inceleme ve araştırma yapılması gerekir.
Öte yandan ihale konusu iş nedeniyle incelemeye sunulan faturalardaki tutarın, ihale makamınca yükleniciye ödenen bedelden fazla olması halinde fatura tutarının ihale bedeli kadarki kısmı değerlendirmeye esas alınır.
Somut olayda, ihale konusu iş “Uşak Dahili Yollarına Astarlı-Astarsız Sathi Kaplama Yapılması” olup bu işyeri için fatura düzenleyen “2………064.01” sicil sayılı … İnşaat Taahhüt San ve Tic. AŞ’ye ait işyerinin işkolu kodu olan “…”; “bina inşaatı ve tamiratı, bina yıkım işleri” yapan işyerlerine verilmektedir. Bu nitelikteki bir işyerinin “7764 m3 malzemenin temini, konkasörle kırılması, elenmesi ve yıkanması” ve “malzeme nakli, malzemenin yüklenmesi, boşaltılması ve figüresi” için düzenlediği (2) adet faturanın içeriği ile işkolu kodu arasında farklılık olduğu için bu faturaların gerçek (doğru) olup olmadığının belirlenmesine yönelik sağlıklı bir karşı inceleme yapılmadan değerlendirmeye esas alınması mümkün olmadığı gibi mahkemece bu yönde sağlıklı bir araştırma ve inceleme de yapılmamıştır.
Yapılacak iş, davacı şirkete ait her iki işyerinin de ticari defter ve kayıtları ile Kurumda bulunan işyeri tescil dosyalarını getirtmek, “…” sicil sayılı işyerince ihale konusu işin yapıldığı dönemin öncesinde ve sonrasında faturalarda yazılı işler nedeniyle başkaca faturalar düzenlenip düzenlenmediği, alt işveren sıfatıyla başka işverenlerin sicil dosyaları üzerinden benzer nitelikteki işler nedeniyle Kuruma bildirilen işçilik olup olmadığını araştırmak ve davacıya bu yönde delil ve belgelerini sunmak üzere mehil vermek, gerek görülürse “…” sicil sayılı işyerinde uzman bilirkişiler ile keşif yaparak bu işyerinin kapsam ve kapasitesi (makina, çalışan sayısı, işyerinde kullanılan teknoloji vb) itibariyle faturalardaki işi yapabilecek koşulları olup olmadığını araştırmak, bilirkişi kurulundan müfettiş raporunda yer alan tespit ve görüşleri asgari işçilik mevzuatı çerçevesinde tartışan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor almak, incelemeye sunulan faturaların gerçek bir hukuki ilişki için düzenlenip düzenlenmediğini belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Kural olarak, ihale konusu işte geçici kabul, inşaatta ise işin sona erme tarihinden sonraki işçilik bildirimleri hesaplamada dikkate alınmaz. İnşaat veya ihale konusu işin sona ermesine karşın işyerinden bildirim yapılmaya devam ediliyor olsa dahi yalnızca incelemeye konu işin devam ettiği süreye ait kısım dikkate alınır. Gerektiğinde oranlama yoluyla hesaplamada dikkate alınacak işçilik bulunur.
Somut olayda, işin bitirildiği tarih 21.09.2006, geçici kabul tarihi ise 25.09.2006 olduğundan işverenin 08.05.2006-25.09.2006 tarihleri arasında Kuruma bildirdiği işçiliğin hesaplamada dikkate alınması gerekir. İşyerinin 04.10.2006 tarihinde Kanun kapsamından çıkartılması ve bu işyerindeki faaliyetin geçici kabul tarihinden sonra da sürmesi bu işçiliklerin incelemede nazara alınmasını gerektirmez. Geçici kabulün eksiksiz yapılmış olması ihale konusu iş kapsamında işçilik faaliyetinin sona erdiğinin karinesi kabul edilir. İşverenin geçici kabul sonrasında işin doğasından kaynaklanan (temizlik, molozların taşınması, iş malzemelerinin sökülmesi vb.) faaliyetlerde bulunması, bu faaliyetlere ait işçiliğin değerlendirmeye esas alınmasını gerektirmez.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda işverenin işin geçici kabul tarihinden sonra yapılan işçilik bildirimlerinin de nazara alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5-Malzeme bedelinden ayrı olarak nakliye bedelinin kesin bir şekilde belirlendiği faturalara dayanılarak yapılan nakliye ödemeleri malzemeli işçilik ödemesi sayılır.
Malzemeli işçilik faturası içeriğinde nakliye bedelinin bulunması halinde nakliye bedeli ayrıca ve açıkça yazılmasa dahi fatura zaten malzemeli işçilik faturası olduğundan toplam bedel incelemede nazara alınır. Nakliye bedelinin malzeme bedeli ile yanyana geldiği hallerde nakliye bedelinin kesin bir şekilde belirlenebilmesi gerekir.
Nakliye faturası, malzemeli işçilik faturası gibi işlem görür. Ne var ki bunun için nakliye bedelinin faturada açıkça ve ayrıca gösterilmesi zorunludur. Nakledilen malzeme ve nakliye bedelinin birlikte yazıldığı faturalar nakliye faturası olarak kabul edilmez.
Mahkemece, bilirkişi kurulu oluşturularak Kurum müfettişi raporunda belirtilen nakliye faturalarının değerlendirmeye esas alınıp alınmayacağı yönünde açıklayıcı ve denetime elverişli rapor almadan yazılı biçimde tek bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.