YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7554
KARAR NO : 2022/7918
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (mağdurlar … ve Umut’a yönelik)
HÜKÜM : Sanığın çocuğun cinsel istismarı (mağdur sayısınca) ve tehdit suçlarından mahkumiyetine dair İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.07.2020 gün ve 2020/149 Esas, 2020/150 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler ile temyiz istemlerinin reddine dair ek karar temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine dair verilen ek kararın incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen temyiz isteminin reddine dair ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle ek kararın ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı (mağdur sayısınca) suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 217. maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanunun 210. maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda ilk derece mahkemesince olayların tek tanığı konumunda bulunan mağdurların duruşmaya getirilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili ayrıntılı şekilde dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi,
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz eden müdafinin 11.11.2020 tarihli temyiz dilekçesinde sanığın çocukluğundan beri sinir hastası olduğu, psikolojik tedavi gördüğü ve ilaç kullandığını beyan ederek mevcut haliyle cezai sorumluluğunun bulunmadığını belirtmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca sanığın, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle olay tarihinde işlediği müsnet suçla ilgili olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiile ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı konusunda usulüne uygun rapor alındıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nazara alınarak vaki istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Sanık ile müdafisinin aşamalardaki savunmalarında, sanığın suç tarihi olarak kabul edilen 13.08.2019 tarihinde suça konu eve gitmediğini beyan etmeleri karşısında, sanığın suç tarihinde kullandığı iddia edilen telefon numarasının tespiti ile arama, aranma ve baz istasyon bilgilerinin ilgili kurumdan temin edilip savunma ile karşılaştırılmasından sonra ilk derece mahkemesince sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 23.10.2020 gün ve 2020/789 Esas, 2020/882 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine, 19.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.